<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile Hukuku &#8211; Calın &amp; Okçu Hukuk</title>
	<atom:link href="https://www.calinokcuhukuk.com/aile-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.calinokcuhukuk.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 11:09:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.calinokcuhukuk.com/wp-content/uploads/2023/09/mor_balance.png</url>
	<title>Aile Hukuku &#8211; Calın &amp; Okçu Hukuk</title>
	<link>https://www.calinokcuhukuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nişan Hediyelerinin İadesi</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/nisan-hediyelerinin-iadesi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/nisan-hediyelerinin-iadesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.calinokcuhukuk.com/?p=886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nişanlılık, tarafların evlenme vaadiyle kurdukları ve aile hukuku kapsamında değerlendirilen hukuki bir birlikteliktir. Bu birliktelik, taraflara karşılıklı sadakat ve evliliğe hazırlık yükümlülüğü yüklerken, nişanın evlilik dışı bir sebeple sona ermesi durumunda verilen hediyelerin ve yapılan masrafların iadesi gündeme gelmektedir. Nişanlılığın sona ermesiyle birlikte taraflar arasında oluşabilecek uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/nisan-hediyelerinin-iadesi/">Nişan Hediyelerinin İadesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nişanlılık, tarafların evlenme vaadiyle kurdukları ve aile hukuku kapsamında değerlendirilen hukuki bir birlikteliktir. Bu birliktelik, taraflara karşılıklı sadakat ve evliliğe hazırlık yükümlülüğü yüklerken, nişanın evlilik dışı bir sebeple sona ermesi durumunda verilen hediyelerin ve yapılan masrafların iadesi gündeme gelmektedir. Nişanlılığın sona ermesiyle birlikte taraflar arasında oluşabilecek uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com">info@calinokcuhukuk.com</a> mail adresi veya  <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Nişan Hediyelerinin İadesi Nedir?</strong></h2>
<p>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi uyarınca nişanlılık; ayrılık, ölüm veya başka bir evlenme dışı sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Kanun koyucu, bu yolla nişanlılık sürecindeki karşılıksız kazandırmaların, evliliğin gerçekleşmemesi durumunda iadesini amaçlamıştır.</p>
<h2><strong>İade Şartları ve Kapsamı</strong></h2>
<p>Nişan hediyelerinin iadesinde temel kriter, hediyenin niteliği ve nişanın sona erme şeklidir:</p>
<ul>
<li><strong>Alışılmışın Dışında Olma:</strong> Her türlü hediye değil, yalnızca maddi değeri yüksek olan ve &#8220;alışılmışın dışındaki&#8221; hediyelerin iadesi talep edilebilir.</li>
<li><strong>İade Biçimi:</strong> Hediyeler kural olarak aynen iade edilir. Eğer hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, iade sürecinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.</li>
</ul>
<h2><strong>Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat Hakları</strong></h2>
<p>Hediyelerin iadesinin yanı sıra, nişanın haksız bozulması durumunda şu tazminat hakları mevcuttur:</p>
<ol>
<li><strong>Maddi Tazminat:</strong> Nişanı haklı bir sebep olmaksızın bozan taraf; diğer tarafa, onun ana babasına veya onlar gibi davrananlara, evlenme amacıyla yaptıkları dürüstlük kuralına uygun harcamalar için uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.</li>
<li><strong>Manevi Tazminat:</strong> Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.</li>
</ol>
<h2><strong>Zamanaşımı Süresi</strong></h2>
<p>Nişanlılığın sona ermesinden doğan gerek hediyelerin iadesi gerekse tazminat talepli dava hakları, nişanın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup bir yıl geçtikten sonra dava açılması mümkün olmayacaktır.</p>
<h2><strong>Görevli ve Yetkili Mahkeme</strong></h2>
<p>Nişan hediyelerinin iadesi ve nişanın bozulmasından doğan maddi-manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak davanın niteliğine göre kişilik hakkının korunması kapsamında davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açması mümkün olabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>İşbu metin bilgilendirme amaçlı olup, nişan hediyelerinin iadesi süreçleri karmaşık teknik ve hukuki detaylar içerdiğinden, hak kaybına uğramamanız için uzman avukat kadromuzdan destek almanızı tavsiye ederiz.</em></strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/nisan-hediyelerinin-iadesi/">Nişan Hediyelerinin İadesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/nisan-hediyelerinin-iadesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsim Değiştirme Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/isim-degistirme-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/isim-degistirme-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 12:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.calinokcuhukuk.com/?p=827</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsim ve soyisim değiştirme, Medeni Kanun’un 27.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Medeni Kanun madde 27: “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Bu ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/isim-degistirme-davasi/">İsim Değiştirme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsim ve soyisim değiştirme, Medeni Kanun’un 27.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;</p>
<p><u>Medeni Kanun madde 27:</u> <em>“Adın değiştirilmesi, ancak haklı </em><em>sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.</em></p>
<p><em>Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Bu ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı, mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır.</em></p>
<p><em>Ad değişmekle kişisel durum değişmez.</em></p>
<p><em>Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.”</em></p>
<p>İlgili maddede de görüleceği üzere, isim değiştirme ancak mahkeme kararı ile yapılabilmektedir ve isim değiştirilebilmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekir.</p>
<p>İsim değiştirme, hukuki niteliği itibariyle şahıs varlığı hakkının kullanılması olduğundan, sonucunda hak kaybına uğramamak ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak <span class="s4"> için </span><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com"><span class="s5">info@calinokcuhukuk.com </span></a><span class="s4">mail adresi veya </span><span class="s2">0530 239 80 89</span><span class="s4"> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davası Nasıl A</strong><strong>çılır?</strong></h2>
<p>İsim veya soyisim değiştirme davası için bir dava dilekçesi ile yetkili ve görevli mahkemeye başvurulması gerekmektedir.</p>
<p>Ancak bu davada önemli olan husus, isim ve soyisim değiştirme talebinin haklı sebeplere dayanmasıdır.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davası Ne Kadar Sürer? </strong></h2>
<p>İsim değiştirme davası ortalama olarak 3-5 ay içerisinde tamamlansa da bu süre davanın açıldığı mahkemenin yoğunluğuna göre değişiklik göstermektedir.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davasında Taraflar<br />
</strong></h2>
<p>İsim değiştirme davasında uygulama sıklıkla yapılan bir hata taraflar hususundadır. Davayı açan kişi genelde davalı olarak kendisine o ismi koyan anne ve babasını göstermektedir. Ancak bu yanlış bir uygulamadır.</p>
<p>İsim değiştirme davasında davacı, davayı açan, ismini değiştirmek isteyen kişi iken, davalı ise kişinin bağlı bulunduğu nüfus müdürlüğüdür.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davasında Yetkili ve G</strong><strong>örevli Mahkeme<br />
</strong></h2>
<p>İsim ve soyisim değiştirme davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise davayı açan kişinin yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.</p>
<h2><strong>İsim </strong><strong>ve Soyisim Değiştirme Davası İç</strong><strong>in Haklı Sebep<br />
</strong></h2>
<p>Kanundaki haklı sebep kavramı, oldukça geniş bir çerçevede çizmektedir.. Haklı sebep, kişinin subjektif sebeplerini de kapsar. Yani, isim ve soyisim değiştirmek için kişinin isme aidiyet hissetmemesi dahi değiştirme için bir gerekçe olarak kabul edebilmektedir.</p>
<p>Özellikle kişinin isim veya soyisminin gülünç olması, bir travmayı hatırlatıyor olması, toplumca kötü olarak bilinen bir şahsın ismiyle aynı olması, mesleki veya sanatsal gerekçeler gibi birçok sebep isim değiştirme davası için haklı neden sayılabilmektedir.</p>
<h2><strong>İsim ve Soy</strong><strong>isim Değiştirme Davasının Hukuki Sonucu</strong></h2>
<p>Medeni Kanun&#8217;un 27.maddesinde de düzenlendiği üzere, isim ve soyisim değişikliği yapmak, kişinin diğer şahsi hallerinde değişiklik meydana getirmez. Yani, davacı tarafından açılan isim değiştirme davası sırasında kişinin diğer bilgileri (medeni hali, doğum yeri, nüfusa kayıtlı olduğu yer vs.) değiştirilemez.</p>
<p>Ancak, erkek eş evli iken soyismini değiştirdiğinde evlilik dönemi içinde kadının soyismi de değişir. Ayrıca, yaşı 18’den küçük çocukların veya evlatlığın soyismi de başkaca bir işleme gerek olmadan kendiliğinden değişir.</p>
<p>İsim ve soyisim değiştirme davası kabul edildiğinde, yani kişinin isim ve soyismi değiştirildiğinde mahkeme değişikliği yerel veya ulusal bir gazetede ilan ettirir ve nüfus kayıtlarında gerekli değişikliğin yapılması için mahkeme kararını nüfus müdürlüğüne bildirir.</p>
<h2><strong>E-Devletten İsim Değişikliği Başvurusu</strong></h2>
<p>E- devlet sistemi üzerinden yapılan isim ve soyisim değişikliği yapılabilmesine yalnızca 24.12.2022 tarihine kadar, imla hataları gibi küçük değişikler için izin verilmiş olup, günümüzde isim değişikliğinin e-devlet sistemi üzerinden yapılabilmesi mümkün değildir. İsim ve soyisim değişikliği yalnızca mahkemede dava açmak suretiyle yapılabilmektedir.</p>
<h2><strong>İsim Deşiştirme Davası İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?</strong></h2>
<p>İsim değiştirme davası genellikle nüfus kayıtları üzerinden görülen bir dava olduğundan ek bir evrağa gerek olmamaktadır. Ancak davayı açacak kişinin elinde özellik arz eden bir evrak var ise, davayı açarken mahkemeye sunması kişinin yararına olacaktır.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Kararına İtiraz Edilmesi ve İstinaf Sureci</strong></h2>
<p>İsim değiştirme davasına MK md. 27’ye göre, isim ve soyisim değişikliği nedeniyle herhangi bir şekilde zarar gören, değişiklikten haberdar olmasından itibaren 1 yıl içerisinde isim ve soyisim değişikliği kararının kaldırılması için dava açabilir. Ancak, burada önemli olan husus, zararın gerçekçi, objektif ve ispatlanabilir bir zarar olması gerekliliğidir.</p>
<h2><strong>İsim ve Soyadı “Düzeltme Davası” ile İsim ve Soyadı “Değiştirme Davası” Farkı</strong></h2>
<p>İsim ve soyisim değiştirme davası ile davacı, ad veya soyadını tümüyle değiştirmekte veya mevcut ismine yeni bir isim eklemektedir. Ancak, isim ve ve soyisim düzeltme davasında yalnızca, mevcut isimde var olan hata kaldırılır. Örneğin, nüfus kaydında Ahmed olan ismin Ahmet yapılması gibi.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davası Avukatsız A</strong><strong>çılabilir Mi?</strong></h2>
<p>İsim değiştirme davası kural olarak avukatsız açılabilmektedir. Ancak isim, temel kişilik özelliklerinden biri olduğundan ve isim değiştirme davasının ciddi hukuki sonuçları olduğundan sürecin bir avukat ile birlikte yürütülmesi önemlidir.</p>
<p>Bu kapsamda sonucunda hak kaybına uğramamak ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin, alanında uzman bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak <span class="s4"> için </span><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com"><span class="s5">info@calinokcuhukuk.com</span></a><span class="s4"> mail adresi veya </span><span class="s2">0530 239 80 89</span><span class="s4"> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
<h2><strong>Çocuğumun İsmini Değiştirmek İstiyorum, Ne Yapmalıyım?</strong></h2>
<p>Yukarıda izah edilen sebeplerin tümünün varlığı halinde, 18 yaşından küçük çocuğunun ismini değiştirmek isteyen velayet sahibi, aynı şekilde isim değiştirme davası açabilir.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davasını Kimler Acabilir?</strong></h2>
<p>İsim değiştirme davasını, isminin veya soyisminin değişmesini isteyen her vatandaş açabilmektedir.</p>
<h2><strong>Yabancılar Turkiye’de İsim Değiştirme Davası A</strong><strong>çabilir Mi?</strong></h2>
<p>Yukarıda izah edildiği üzere, isim değişikliği davası açılabilmesi için &#8220;vatandaş&#8221; olmak gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancılar Türkiye&#8217;de isim değişikliği davası açamamaktadır.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Talebinin Reddedilmesinin Nedenleri Ne Olabilir?</strong></h2>
<p>İsim değiştirme talebinin reddedilmesi, isim değiştirme talebinin haklı bir nedene dayanmaması veya dayansa dahi dilekçenin hazırlanması, hukuki süreçlerin takip edilmesi, gerekçelerin izah edilmesi gibi konularda eksiklik ya da yanlışlık olması durumunda söz konusu olabilir. Bu sebeple süreçte bir avukat desteği almanız ve süreci bir avukat ile birlikte yürütmeniz önemlidir.</p>
<h2><strong>İsim Değiştirme Davası Dilekçesi </strong><strong>Örnegi</strong></h2>
<p style="text-align: center;">……………. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE</p>
<p>DAVACI       : XXXXXX XXXXXX</p>
<p>DAVALI       : İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü</p>
<p>KONU     :  Nüfus kaydında yer alan ismimin ‘’ … ‘’ olarak değiştirilmesi talepli davamdan ibarettir.</p>
<p>AÇIKLAMALAR</p>
<p>……….. TC kimlik numaralı …………….. doğum tarihliyim. Adı her ne kadar nüfus kayıtlarında ……… olarak kayıtlı ise de &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; Çevremdeki insanlar beni…&#8230;&#8230;&#8230;.….isim ile bildiğinden  haklı davamın kabulünü talep ediyorum.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Sosyal hayatımda, iş ve eğitim hayatımda da her zaman ……….isimle biliniyorum. Davama konu şuan Nüfus kaydımda yer alan…&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. kullanılmamaktadır.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.., nüfus kayıtlarında ‘’ ……….. ‘’ olarak yazılı ismimin ‘’ ……….. ‘’ olarak değiştirilmesini talep ediyorum.</p>
<p>Hukuki Nedenler   :Nüfus Kanunu, TMK, HMK ve sair ilgili mevzuat.</p>
<p>Deliller                :Nüfus Kayıtları, bilirkişi incelemesi, &#8230;&#8230;&#8230;, isticvap, yasal her türlü delil.isim</p>
<p>Talep ve Sonuç       :Yukarıda açıkladığım nedenlerle davamın kabulü ile nüfus kaydında “ ……. ” olarak yer alan adımın yukarıda yer verdiğim haklı gerekçelerimle “ ……. ” olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep ederim.</p>
<p><strong><em>İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</em></strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/isim-degistirme-davasi/">İsim Değiştirme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/isim-degistirme-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlilik Sözleşmesi</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/evlilik-sozlesmesi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/evlilik-sozlesmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2024 10:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.calinokcuhukuk.com/?p=808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında “Evlilik sözleşmesi” olarak bilinen “Mal Rejimi Sözleşmesi” Türk Medeni Kanunu’nun madde 203 ve devamında düzenlenmektedir. Evlilik sözleşmesi ile çiftlerin boşanması durumunda evlilik birliği içerisinde edinilen malların ne şekilde paylaşılacağı belirlendiğinden hak kaybına uğramamak ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda uzman &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/evlilik-sozlesmesi/">Evlilik Sözleşmesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “Evlilik sözleşmesi” olarak bilinen “Mal Rejimi Sözleşmesi” Türk Medeni Kanunu’nun madde 203 ve devamında düzenlenmektedir.</p>
<p>Evlilik sözleşmesi ile çiftlerin boşanması durumunda evlilik birliği içerisinde edinilen malların ne şekilde paylaşılacağı belirlendiğinden hak kaybına uğramamak ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com">info@calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Evlilik (Mal Rejimi) Sözleşmesi Nedir?</h2>
<p>Evlilik sözleşmesi, evlenmeden önce veya evlendikten sonra yapılabilen, tarafların istedikleri mal rejimlerini kanunda yazılı sınırlar içerisinde seçebildiği, kaldırabildiği ya da değiştirebildiği sözleşmedir.</p>
<h2>Evlilik Sözleşmesinin Şartları Nelerdir?</h2>
<p>Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik sözleşmesinin şartları;</p>
<ul>
<li>Tarafların sözleşme yapma ehliyetinin bulunması gerekmektedir. Evlilik sözleşmesi yapacak tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Kısıtlı veya yaşça küçük olan bireyler sözleşmeyi ancak vasilerinin onayı ile yapabilir.</li>
<li>Evlilik sözleşmesini yalnızca evli ya da evlenmek üzere olan çiftler imzalayabilir.</li>
<li>Evlilik sözleşmesi ile yalnızca mallara ilişkin olarak kanunda belirtilen sınırlar içerisinde imzalanabilir.</li>
<li>Evlilik sözleşmesi yalnızca noterde yapıldığı takdirde geçerli hale gelmektedir.</li>
<li>Evlilik sözleşmesi her iki eş ya da eş adayı tarafından imzalanmalıdır.</li>
</ul>
<h2>Evlilik Sözleşmesi Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Evlilik sözleşmesi ile eşlerin çıkarlarının korunması ve mal rejimi konusundaki ihtilafların çözülmesi sağlandığından ileride doğabilecek herhangi bir sıkıntı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noter vasıtası ile düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılması gerekmektedir.</p>
<p>Buradan da anlaşılacağı üzere evlilik sözleşmesi ciddi bir müessese olup eşlerin mal varlığı haklarını doğrudan ilgilendirdiği için hak kaybına uğramamak ve ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com">info@calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Evlilik Sözleşmesi Ne İşe Yarar?</h2>
<p>Evlilik sözleşmesi, toplumdaki imajının aksine eşlerden birinin diğer eşe güvenmemesi nedeniyle yapılmaz. Evlilik sözleşmesi ile her iki eşin ya da her iki eş adayının mali haklarının korunması açısından önem arz etmektedir.</p>
<p>Tarafların evlenmesi ile birlikte, iradi bir evlilik sözleşmesi yapılmasa dahi, kanun tarafından sözleşme akdedilmiş, kanunda belirtilen mal rejimi uygulaması kabul edilmiş sayılmaktadır. Evlilik sözleşmesi yapılması ile taraflar, kanunda belirtilen sınırlarda mal rejimi için istediklerini seçmekte özgür olurlar. Yani evlilik sözleşmesiyle kısaca, kanun tarafından karar verilen değil, tarafların seçmiş olduğu mal rejiminin uygulanması sonucu doğar.</p>
<h2>Evlilik Sözleşmesi (Mal Ayrılığı Sözleşmesi) Hangi Konularda Yapılabilir?</h2>
<p>Evlilik sözleşmesi, yukarıda da izah edildiği üzere malvarlığına ilişkin hususlarda yapılabilir. Taraflar 2 yıl boşanmayacaktır, taraflar 3 çocuk yapacaktır vb. konular hakkında evlilik sözleşmesi yapılabilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Evlilik sözleşmesi yalnızca kanunda belirtilen sınırlar kapsamında mal rejiminin seçilmesi hakkında düzenlenebilmektedir.</p>
<p>Evlilik sözleşmesinin yapılabileceği konular;</p>
<ul>
<li>Paylı mülkiyet konusu maldaki pay üzerinde tasarruf</li>
<li>Kişisel mal statüsü yaratma</li>
<li>Değer artışından mal alımı</li>
<li>Aile konutunun kullanımı</li>
<li>Birliğin giderlerine katılım</li>
<li>Artık değere katılım</li>
<li>Katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde düzenleme</li>
<li>Seçilebilir rejimlerde düzenleme</li>
<li>Faiz ve güvencedir.</li>
</ul>
<h2>Evlilik Sözleşmesinin İptali ve Geçersiz Olması Durumu</h2>
<p>Türk hukukundaki sözleşme serbestisi ilkesi TBK madde 26 ile sınırlıdır. İlgili sınırlama sözleşme serbestisi ilkesinin kanunda öngörülen sınırlar ve emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla uygulanabileceğini emreder. Bu kapsamda, evlilik sözleşmesi de kanundaki sınırlara ve emredici hükümlere hükümlere aykırı olmamalıdır.</p>
<p>Kanunda öngörülen sınırları aşan evlilik sözleşmesi iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacaktır.</p>
<p>Ayrıca, evlilik sözleşmesinin tanzim edilmesi hususunda iradeyi sakatlayan hususların varlığı da evlilik sözleşmesinin iptali için bir nedendir. İradeyi sakatlayan sebepler, TBK madde 30 ve devamında düzenlenmiş olup; yanılma, aldatma ve korkutmadır.</p>
<p>Ek olarak, TBK madde 18 uyarınca, muvazaalı olarak düzenlenen evlilik sözleşmeleri de batıldır.</p>
<h2>Evlilik Sözleşmesi Nasıl İptal Edilir?</h2>
<p>İptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşabilecek evlilik sözleşmeleri hakkında aile mahkemesinden evlilik sözleşmesinin iptali talebinde bulunulmalıdır. Eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu aile mahkemesine başvurması ve aile mahkemesinin vereceği karar ile evlilik sözleşmesi hükümsüz kalabilmektedir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesi Ne Zaman Yapılmalıdır?</h3>
<p>Evlilik sözleşmesi evlenmeden önce yapılabileceği gibi, evlilik süresinde de yapılabilmektedir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesinde Noter Onayı Şart Mıdır?</h3>
<p>Evlilik sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için noter vasıtasıyla yapılabilmesi şarttır. Sözleşme noter tarafından iki şekilde gerçekleştirilebilir. Bunlardan ilki, düzenleme şeklinde yani, tarafların notere giderek noter tarafından düzenlenen evlilik sözleşmesini akdetmeleridir.</p>
<p>İkincisi ise onaylama şeklinde yani, tarafların avukat aracılığı ile hazırladığı evlilik sözleşmesinin noterce uygun bulunması ve onaylanması şeklinde akdetmeleridir.</p>
<p>Her iki durumda da görüldüğü üzere, noter tarafından düzenlenmeyen veya onaylanmayan evlilik sözleşmesi hukuken geçerli değildir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesi Boşanma Davasında Geçerli Midir?</h3>
<p>Evlilik sözleşmesi, mal rejimine ilişkin bir sözleşme olup, boşanma ve boşanmanın sonuçları ve şartları açısından geçerli değildir. Evlilik sözleşmesi ancak ve ancak taraflar boşandıktan sonra malların ne yapılacağına ilişkin düzenlenebilir. Bu kapsamda boşanma davasının bir eki değil, mal rejiminin tasfiyesi davasına ilişkin bir düzenlemedir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesinde Uzman Avukat Desteği Almak Neden Önemli?</h3>
<p>Evlilik sözleşmesi ile tarafların mali hakları korunmaktadır. Boşanma zaten halihazırda her iki taraf için de psikolojik olarak yıkıcı ve zorlu bir süreç olduğundan, boşanma sonrasında bir de mali hakların zarar görmemesi için evlilik sözleşmesinin bir avukat ile birlikte hazırlanması büyük önem arz etmektedir. Kak kaybına uğramamak ve geri dönülmesi güç sonuçlarla karşılaşmamak adına sürecin bir avukat desteği ile birlikte yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com">info@calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h3>Ölüm Halinde Evlilik Sözleşmesi Ne Olur?</h3>
<p>Ölüm, evliliğin sona erme nedenlerinden biridir. Evlilik ölüm ile sona erdiğinde geride kalan eş hem mirasçı hem de mal rejimi tarafı olur.</p>
<p>Evlilik sözleşmesi ile mal ayrılığı rejimi uygulanıyorsa eşler birbirlerinin sahip olduğu mallara ilişkin söz hakkında bulunamayacaktır. Ancak bu durum, miras hukuku kapsamında sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını etkilemeyeceğinden sağ kalan eş miras hükümleri uyarınca vefat eden eşin mallarında hak iddia edebilmektedir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesinin Yapılmaması Halinde Mal Paylaşımı</h3>
<p>Evlilik sözleşmesi yapılmaması halinde taraflar yasal mal rejimine tabi olur. 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan evlilikler için yasal <a href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/"><strong>mal rejimi</strong></a>, edinilmiş mallara katılma rejimi olarak düzenlenmiştir.</p>
<h3>Yabancılarla Evlilik Sözleşmesi</h3>
<p>Eşlerden birinin yabancı olması halinde de evlilik sözleşmesi yapılabilmesi mümkündür. Ancak yabancıyla yapılan evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yabancı kişinin anadilinde tercümesinin yapılması veya sözleşmenin tercüman eşliğinde imzalanması gerekmektedir.</p>
<h3>Evlilik Sözleşmesi Örneği</h3>
<p>Evlilik sözleşmesi tamamen şahsa özel düzenlenmesi gerektiğinden örnek üzerinden gidilmesi tarafları hak kaybına uğratabilmektedir. Bu nedenle, tarafların şahsi durumlarına yönelik evlilik sözleşmesi örneği için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p><em><strong>İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/evlilik-sozlesmesi/">Evlilik Sözleşmesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/evlilik-sozlesmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2024 07:30:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.calinokcuhukuk.com/?p=696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlaşmalı boşanma, eşlerin ortak kararı ile boşanmaya karar vermeli sonucunda, evliliğin sona ermesi halindeki şartlarda da anlaşmaları ile uzlaşarak boşanmaya karar vermeleridir. Anlaşmalı boşanma ile boşanabilmek için eşlerin boşanmaya ilişkin hukuki sonuçların tamamı üzerinde uzlaşma sağlaması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma ile evliliğin sona ermesinin tüm hukuki sonuçları hakkında anlaşmaya varılması gerektiğinden hak kaybı yaşanmaması adına uzman &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/">Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anlaşmalı boşanma, eşlerin ortak kararı ile boşanmaya karar vermeli sonucunda, evliliğin sona ermesi halindeki şartlarda da anlaşmaları ile uzlaşarak boşanmaya karar vermeleridir. Anlaşmalı boşanma ile boşanabilmek için eşlerin boşanmaya ilişkin hukuki sonuçların tamamı üzerinde uzlaşma sağlaması gerekmektedir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma ile evliliğin sona ermesinin tüm hukuki sonuçları hakkında anlaşmaya varılması gerektiğinden hak kaybı yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com"><strong>info@calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Nedir?</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma Türk Medeni Kanunu’nun 166.maddesinin 3.fıkrasında düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>TMK madde 166/3:</strong></p>
<p><em>“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”</em></p>
<p>Kanun maddesinde de belirtildiği üzere, eşlerin boşanma konusunda anlaşmaları, evlilik birliğinin temelden sarsıldığını ve ortak hayatın devamının mümkün olmayacağını göstermektedir.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanmanın Şartları</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma yöntemi ile evlilik birliğinin sona erdirilebilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar;</p>
<ul>
<li>Evlilik birliği en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.</li>
<li>Eşler ya birlikte mahkemeye başvurmalı ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eş kabul etmelidir.</li>
<li>Eşler, mahkeme huzurunda boşanma beyanlarını sunmuş olmalıdır.</li>
<li>Eşlerin hazırlamış olduğu anlaşmalı boşanma protokolü hukuka uygun olmalı ve hakim tarafından kabul edilmelidir.</li>
</ul>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma davası açmadan önce, öncelikle eşler arasında boşanmanın hukuki sonuçlarına ilişkin herhangi bir uyuşmazlığın olmadığına dair ve boşanmanın hukuki sonuçlarını içeren bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanmalıdır.</p>
<p>Hazırlanan anlaşmanın ilgili mahkemeye sunulması ile davanın açılması gerekmektedir.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma davası genellikle 1 duruşmada karara bağlanmaktadır. Anlaşmalı boşanma için gerekli koşulların varlığı ve mahkemeye sunulan protokolün hukuka uygun olması halinde tarafların boşanmasına karar verilir.</p>
<p>İlk duruşmanın verileceği süre mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmekte olup, ortalama olarak 1-3 ay içerisinde duruşma günü ve duruşmada boşanma kararı verilmektedir.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi için eşlerin boşandığına dair gerekçeli kararın mahkeme tarafından hazırlanması ve bu kararın taraflara tebliğ edilmesi gerekmektedir. Kararın taraflara tebliğ edilmesi sonrasında üst mahkemeye başvuru süresi boyunca eşlerden herhangi birinin başvuru yapmaması halinde karar kesinleşmektedir.</p>
<p>Kararın kesinleşmesinin ardından kesinleşme şerhi mahkeme tarafından hazırlanarak karar ilgili Nüfus Müdürlüğüne gönderilir.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Geçerlilik Süresi</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma protokolünün kanunen düzenlenmiş herhangi bir geçerlilik süresi bulunmamaktadır. Protokol, eşlerin üzerinde mutabık olduğu süre boyunca geçerlidir.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı ve Velayet</h2>
<p>Eşler arasında imzalanan anlaşmalı boşanma protokolünde <a href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/"><strong>mal paylaşımı</strong></a> ve velayet hükümlerine de yer verilmelidir.</p>
<p>Hakimin hazırlanan protokolü kabul etmesi için, eşler, mal paylaşımı ve velayet hususunda tam bir uzlaşıya varmış olmalıdır.</p>
<h3>Anlaşmalı Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatı ile anlaşmalı boşanma davalarında görevlidir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davalarında yetkili mahkeme hususunda ise bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Eşler zaten aralarında anlaşmış oldukları için, isterlerse bulundukları Aile Mahkemesinde isterlerse de başkaca bir Aile Mahkemesinde anlaşmalı boşanma davası açılabilmektedir. Keza, eşler arasında bir yetki itirazı söz konusu olmayacaktır.</p>
<h3>Anlaşmalı Boşanma Nasıl İptal Edilir?</h3>
<p>Anlaşmalı boşanma, duruşmada eşlerden birinin anlaşmalı boşanmak istemediğini beyan etmesi ile iptal edilebileceği gibi, duruşma sonrasında kararın tebliğ edilmesi ile birlikte, itiraz süresi içerisinde karar itiraz edilerek de iptal edilebilir.</p>
<h3>Tek Celsede Boşanmak Mümkün Müdür?</h3>
<p>Yukarıda izah edildiği üzere, anlaşmalı boşanmanın şartlarının varlığı ve anlaşmalı boşanma protokolünün hukuka uygun düzenlenmesi halinde boşanma davası genelde tek celse sürmektedir. Bu nedenle, tek celsede boşanmak mümkün olup, eşlerin tek celsede boşanmak gibi bir talebinin olması halinde anlaşmalı boşanma yolunu tercih etmeleri gerekmektedir.</p>
<h3>Anlaşmalı Boşanma Protokol Örneği</h3>
<p style="text-align: center;"><strong>ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ</strong></p>
<ol>
<li>İşbu Anlaşmalı Boşanma Protokolü’nün tarafları, Davacı …… adresinde bulunan ….. TC Kimlik Numaralı …… ile Davalı …… adresinde bulunan …… TC Kimlik Numaralı ……’tur.</li>
<li>Taraflar, …… tarihinde evlenmiş olup, müşterek çocukları olmaksızın, …… adresinde ikamet etmekte iken, şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliği çekilmez hale gelmiş ve boşanmaya karar vermişlerdir.</li>
<li>Tarafların müşterek çocukları bulunmaması nedeniyle velayet ve iştirak nafakası talepleri mevcut olamayacak olup, Tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası veya her türlü nafaka talebi de bulunmamaktadır.</li>
<li>Tarafların ayrıca birbirlerine yönelik olarak maddi ve manevi tazminat talepleri de bulunmamaktadır.</li>
<li>Evlilik birliği içerisinde edinilen sair tüm menkul ve gayrimenkuller, ait olduğu taraf üzerinde kalacaktır. Taraflar birbirlerinden başkaca hiçbir nam ve ad altında talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt eder.</li>
<li>İşbu Protokol ile Taraflar anlaşarak boşanmayı hiçbir baskı altında kalmadan hür iradeleri ile kabul ve taahhüt eder.</li>
<li>İşbu Protokol ….. ve …… arasında, …… adresinde …… tarihinde yedi madde ve üç nüsha halinde düzenlenmiş ve imza altına alınmıştır.</li>
</ol>
<p><em><strong>İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Anlaşmalı Boşanma Nasıl İptal Edilir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Anlaşmalı boşanma, duruşmada eşlerden birinin anlaşmalı boşanmak istemediğini beyan etmesi ile iptal edilebileceği gibi, duruşma sonrasında kararın tebliğ edilmesi ile birlikte, itiraz süresi içerisinde karar itiraz edilerek de iptal edilebilir."}},{"@type":"Question","name":"Tek Celsede Boşanmak Mümkün Müdür?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Yukarıda izah edildiği üzere, anlaşmalı boşanmanın şartlarının varlığı ve anlaşmalı boşanma protokolünün hukuka uygun düzenlenmesi halinde boşanma davası genelde tek celse sürmektedir. Bu nedenle, tek celsede boşanmak mümkün olup, eşlerin tek celsede boşanmak gibi bir talebinin olması halinde anlaşmalı boşanma yolunu tercih etmeleri gerekmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İlk duruşmanın verileceği süre mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmekte olup, ortalama olarak 1-3 ay içerisinde duruşma günü ve duruşmada boşanma kararı verilmektedir."}}]}</script></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/">Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedbir Nafakası Nedir? Şartları Nelerdir?</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/tedbir-nafakasi-nedir-sartlari-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/tedbir-nafakasi-nedir-sartlari-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2024 07:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.calinokcuhukuk.com/?p=690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tedbir Nafakası Nedir? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 169. maddesi uyarınca; boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. İşbu kanun maddesi uyarınca, boşanma ve ayrılık dava süresince hakimin, tarafların ve/veya çocukların geçimine ilişkin &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/tedbir-nafakasi-nedir-sartlari-nelerdir/">Tedbir Nafakası Nedir? Şartları Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Tedbir Nafakası Nedir?</h2>
<p>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 169. maddesi uyarınca; boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.</p>
<p>İşbu kanun maddesi uyarınca, boşanma ve ayrılık dava süresince hakimin, tarafların ve/veya çocukların geçimine ilişkin olarak hükmettiği nafaka türü, tedbir nafakasıdır.</p>
<p>Boşanma ve ayrılık davalarının kesinleşmesine kadar, tarafların mağduriyetine neden olmamak adına tedbiren mahkemece bir miktar nafaka ödenmesine karar verilebilmektedir.</p>
<p>Tedbir nafakası, dava süresince bir tarafın geçimini sağlayabilmesi için zaruri bir önlem niteliğinde olup hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@calinokcuhukuk.com">info@calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Tedbir Nafakasının Şartları</h2>
<ul>
<li>Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için boşanma davasının açılması şart olmayıp TMK m.197 uyarınca birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde de, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine tedbir nafakası ödemesine karar verebilir.</li>
<li>Tedbir nafakası ödenmesi, boşanma ve ayrılık davasının açılması ile birlikte mahkemeden talep edilebileceği gibi, talep edilmeksizin hakim tarafından da re’sen karar verilebilir.</li>
<li>Tedbir nafakası, geçici bir nafaka türüdür. Boşanma veya ayrılık davasının kesinleşmesi ile birlikte kendiliğinden sona erer. Bununla birlikte, tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için, dava süresince eşlerden birinin yoksulluğa düşecek olması gerekmektedir.</li>
</ul>
<h2>Kimler Tedbir Nafakası Talebinde Bulunabilir?</h2>
<p><a href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/"><strong>Boşanma davasında</strong></a> davacı veya davalı eş, boşanma davası süresince yoksulluğa düşeceği durumlarda tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Taraflardan biri talepte bulunmaksızın da mahkeme tarafından dava süresince geçici önlemler re’sen alınabilmektedir.</p>
<p>Bununla birlikte TMK m.197 uyarınca, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine tedbir nafakası ödenmesine karar verilebilmektedir.</p>
<h2>Tedbir Nafakasında Miktar Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Tedbir nafakası miktarı, tarafların sosyoekonomik durum araştırmaları yapıldıktan sonra, mahkemece hakkaniyete göre belirlenir.</p>
<h2>Tedbir Nafakasında Miktarın Artırılması veya Azaltılması</h2>
<p>TMK m.200 uyarınca; koşullar değiştiğinde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır.</p>
<p>Bu kapsamda, somut olayın koşullarına göre nafaka miktarının artırılması veya azaltılması gündeme gelebilmektedir.</p>
<h3>Diğer Nafaka Türlerinden Farkı Nedir?</h3>
<p>Tedbir nafakasının diğer nafaka türlerinden farkı, geçici bir nafaka türü olmasıdır.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Ne Zaman Sona Erer?</h3>
<p>Boşanma ve ayrılık davasının kesinleşmesi ile birlikte, hükmedilen tedbir nafakası kendiliğinden sonra erer ve yerini yoksulluk/iştirak nafakasına bırakır.</p>
<h3>Boşanma Davası Açılması Halinde Tedbir Nafakası</h3>
<p>Tedbir nafakası uygulamada çoğunlukla, boşanma davasının açılması ile birlikte gündeme gelir. Boşanma davasının açılması ile birlikte, taraflardan birinin yoksulluğa düşecek olması söz konusu olduğunda, istem üzerine veya mahkemece re’sen, tarafların sosyoekonomik durum araştırmaları yapıldıktan sonra tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Talebinde Zamanaşımı Kavramı</h3>
<p>Mevzuat ve güncel Yargıtay içtihatları uyarınca; nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikte borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.</p>
<h3>Tedbir Nafakasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Tedbir nafakası talebi boşanma ve ayrılık davasında ileri sürülebileceği gibi, ayrı bir başvuru ile mahkemeye başvurmak suretiyle de istenebilir. Görevli mahkeme, Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, boşanma ve ayrılık davasında talep edilmesi halinde, boşanma ve ayrılık davasının görüldüğü mahkeme olup ayrıca talep edilecek ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir.</p>
<h3>Tedbir Nafakasının Ödenmemesi Halinde Ne Yapılmalı?</h3>
<p>Tedbir nafakasına hükmedilmesi halinde mahkemece eşlerden birinin diğerine bir miktar para ödenmesine karar verilmekte olup mahkemece belirlenen miktar, belirtilen tarihlerde ödenmezse; lehine tedbir nafakasına hükmedilen taraf cebri icra yoluna başvurabilir.</p>
<p>Yani, tedbir nafakası ödemesine karar verilen ancak nafakayı ödemeyen taraf aleyhine icra takibi başlatılması sureti ile alacak tahsil edilir.</p>
<h3>Çalışmayan Kişi Tedbir Nafakası Öder Mi?</h3>
<p>Tedbir nafakası, tarafların sosyoekonomik durum araştırmaları yapılarak mahkemece hakkaniyete göre belirlenir.</p>
<p>Ancak beden veya akıl sağlığı yerinde olmayan ve bu sebeple çalışamayan kişilerin, nafaka ödemesine karar verilmez.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Ne Kadar Sürede Bağlanır?</h3>
<p>Boşanma ve/veya ayrılık davasının açılması ile birlikte, taleple birlikte veya mahkemece re’sen tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir. Mahkemece tedbir nafakasının ödenmesine karar verilmesi halinde, ödenmesine karar verilen tarihte tedbir nafakası borcu doğmuş olur ve ilgili tarihte ödenmesi gerekmektedir.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Haczedilir Mi?</h3>
<p>Tedbir nafakası, dava sırasında mahkemece kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikle ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, kişinin geçimi için zorunlu olan nafaka niteliği itibariyle haczi kabil değildir.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Boşanma İle Son Bulur Mu?</h3>
<p>Tedbir nafakası, geçici bir nafaka türü olup boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte kendiliğinden son bulur.</p>
<h3>Tedbir Nafakası Talepli Dava Dilekçesi Örneği</h3>
<p style="text-align: center;"><strong>…… AİLE MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> ….</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> ……</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> …..</p>
<p><strong>KONU :</strong> Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma dava dilekçemizin sunumu ile velayet, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve ev eşyaları taleplerimizin izahıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<p>Davacı Müvekkil ile davalı taraf ……. tarihinde evlenmişlerdir. Bu evlilikten ……. adında ……. doğum tarihli, yaklaşık bir yaşında müşterek çocukları bulunmaktadır. Taraflar, güncel olarak …………. adresindeki ortak konutta ikamet etmektedirler.</p>
<p>………..</p>
<p>NAFAKA TALEPLERİMİZE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:</p>
<p>Yukarıda izah edildiği üzere, tarafların müşterek çocukları ……yaşının çok küçük olması ve anneye bağımlı olması nedeniyle velayetinin Müvekkil anneye verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, tarafların müşterek çocuklarının giderlerinin karşılanabilmesi için, özellikle çocuğun yaşının küçüklüğü nedeniyle giderlerinin fazla olması kaynaklı (aşı, mama, bez, ıslak mendil, oyuncak, kitap, kıyafet, biberon, emzik vs.), ülkemizde her geçen gün zorlaşan ekonomik koşullar da dikkate alınarak, her yıl, yıllık TÜFE ortalamasına göre artmak üzere şimdilik aylık ……….. TL iştirak nafakasının, davalı tarafından her ay Müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.</p>
<p>Müvekkilin ev hanımı olması ve başkaca herhangi bir gelirinin olmaması, Müvekkilin anne babasının da ekonomik durumları göz önüne alındığında yeterli destek alamayacak olmasının sabit olması nedeniyle evlilik birliğinin sona ermesinden itibaren yoksulluk hali içine düşeceği açıktır.</p>
<p>Bu nedenle, TMK madde 175 gereğince, davalının ağır kusuru nedeniyle biten evlilik birliği sonucunda Müvekkilin içine düşeceği yoksulluk hali nedeniyle, ülkemizde her geçen gün zorlaşan ekonomik koşullar da dikkate alınarak, her yıl, yıllık TÜFE ortalamasına göre artmak üzere şimdilik aylık ………… yoksulluk nafakasının, davalı tarafından her ay Müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.</p>
<p>Tüm bunlar nedeniyle ayrıca, Mahkemenizde görülmekte olan dava devam ederken gerek Müvekkilin gerekse küçüğün giderlerinin karşılanabilmesi için TMK madde 169 uyarınca talep edilen iştirak ve yoksulluk nafakaları kapsamında, tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ederiz.</p>
<p>……..</p>
<p>NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ettiğimiz ve Sayın Mahkemenizce re&#8217;sen gözetilecek nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;</p>
<p>Davamızın KABULÜ ile, ………,</p>
<p>………,</p>
<p>Öncelikle Müvekkil lehine tedbir nafakasına hükmedilmesini ve dava sonucunda aylık …….. yoksulluk, ……….. iştirak nafakasının her yıl yıllık TÜFE ortalaması üzerinden artmak üzere davalıdan alınarak davacı Müvekkile ödenmesini,</p>
<p>………</p>
<p>Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p><strong><em>İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</em></strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Çalışmayan Kişi Tedbir Nafakası Öder Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Tedbir nafakası, tarafların sosyoekonomik durum araştırmaları yapılarak mahkemece hakkaniyete göre belirlenir. Ancak beden veya akıl sağlığı yerinde olmayan ve bu sebeple çalışamayan kişilerin, nafaka ödemesine karar verilmez."}},{"@type":"Question","name":"Tedbir Nafakası Ne Kadar Sürede Bağlanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Boşanma ve/veya ayrılık davasının açılması ile birlikte, taleple birlikte veya mahkemece re’sen tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir. Mahkemece tedbir nafakasının ödenmesine karar verilmesi halinde, ödenmesine karar verilen tarihte tedbir nafakası borcu doğmuş olur ve ilgili tarihte ödenmesi gerekmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Tedbir Nafakası Haczedilir Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Tedbir nafakası, dava sırasında mahkemece kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikle ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, kişinin geçimi için zorunlu olan nafaka niteliği itibariyle haczi kabil değildir."}},{"@type":"Question","name":"Tedbir Nafakası Boşanma İle Son Bulur Mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Tedbir nafakası, geçici bir nafaka türü olup boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte kendiliğinden son bulur."}}]}</script></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/tedbir-nafakasi-nedir-sartlari-nelerdir/">Tedbir Nafakası Nedir? Şartları Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/tedbir-nafakasi-nedir-sartlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanmada Mal Paylaşımı</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2023 12:47:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra, kural olarak, evlilik birliği sırasında edinilen malların boşanan eşler arasında paylaşılmasıdır. Boşanmada mal paylaşımı, haklarınızın korunması açısından önem arz etmekte olup hak kaybı yaşanmaması için sürecinin bir avukat ile yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/">Boşanmada Mal Paylaşımı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boşanmada mal paylaşımı, <strong>evlilik birliğinin sona ermesinden sonra</strong>, kural olarak, evlilik birliği sırasında edinilen malların boşanan eşler arasında paylaşılmasıdır.</p>
<p>Boşanmada mal paylaşımı, <strong>haklarınızın korunması açısından önem arz etmekte olup</strong> hak kaybı yaşanmaması için sürecinin bir avukat ile yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, <strong>profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</strong></p>
<p>Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?</h2>
<p>Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona ermesinden sonra açılacak bir dava ile evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan malların taraflar arasında paylaştırılması davasıdır.</p>
<p>Mal paylaşımında 01.01.2002 tarihinden önceki dönem ve bu tarihten sonra dönem farklı kurallara tabidir. Bu kapsamda;</p>
<ul>
<li>01.01.2002 öncesinde; evlilik birliği içerisinde satın alınan mallar hangi eşin üzerine alındı ise o eşe ait sayılır.</li>
<li>01.01.2002 sonrasında; yürürlüğe giren ve şu an mevcut Medeni Kanun uyarınca, evlilik birliği içerisinde satın alınan mallar kimin üzerinde olursa olsun eşler arasında eşit bir şekilde paylaştırılır.</li>
</ul>
<p>Her iki döneminde ortak özelliği, evlilik birliğinden önce alınan her türlü malın, evlenmeden önce kimin üzerine kayıtlı ise o eşe ait olmasıdır.</p>
<h2> Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılmamalıdır. Eğer ki, boşanma davası ve mal paylaşım davası birlikte açılır ise, hakim tarafından boşanma davası bekletici mesele yapılır ve boşanma davasının sonuçlanması beklenir. Çünkü, boşanmada mal paylaşımının yapılabilmesi için öncelikle boşanma kararının söz konusu olması gerekmektedir.</p>
<p>Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davasının sonuçlanması ve boşanma kararının kesinleşmesinin arından taraflar arasında mal paylaşımı yapılacaktır.</p>
<p>Evlilik birliği içerisinde edinilmiş malların paylaşımında kural malların yarı yarıya yani eşit bir şekilde paylaştırılması iken bu kuralın uygulanmasını değiştirecek birtakım esaslar söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Mal paylaşımı yapılırken, taraflar ilk olarak kendi kişisel mallarını geri alır. Eşlerin kişisel malları, mal paylaşımına dahil edilmez. Kişisel mallar ise şunlardır;</p>
<ul>
<li>Evlilik birliğinden önce taraflardan birinin kendisine ait olan mallar,</li>
<li>Bir eşin miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,</li>
<li>Üçüncü kişilerden olan manevi tazminat alacakları,</li>
<li>Eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına ait eşyalar,</li>
</ul>
<p>Yukarıda sayılan bu mallar yerine geçen değerler.</p>
<p>Ayrıca eşler, evlilik birliği içerisinde bir sözleşme yaparak, nelerin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilir. Bu sayede, aşağıda açıklanacak olan edinilmiş mallardan sayılan bir değer de eşler arasındaki anlaşma uyarınca kişisel mal sayılarak mal paylaşımının dışında bırakılabilir.</p>
<p>Her eş, kendisine ait kişisel malları aldıktan sonra, evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan mallar yarı yarıya paylaştırılır.</p>
<p>Edinilmiş mal kanunda şu şekilde tanımlanmıştır;</p>
<ul>
<li>Çalışmasının karşılığı olan edimler,</li>
<li>Kişisel malların gelirleri,</li>
<li>Sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,</li>
<li>Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen maddi tazminatlar,</li>
<li>Edinilmiş malların yerine geçen değerler.</li>
</ul>
<h2>Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı</h2>
<p>Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı tarafların özgür iradesine göre yapılır. Eşler, aralarında yapacakları anlaşmalı boşanma protokolü ile isterlerse malları yarı yarıya paylaşabilecekleri gibi, isterlerse başkaca bir paylaşım oranı da belirleyebilirler.</p>
<p>Ayrıca, eşlerden biri protokol ile mal paylaşıma dair tüm haklarından da feragat edebilir. Eğer böyle bir feragat yapılacak ise, feragat protokolde açıkça belirtilmelidir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların mal paylaşımını yaptıklarına dair açık herhangi bir ibare yoksa, taraflar anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan 10 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde dava açabilir.</p>
<h2>Aldatma Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı</h2>
<p>Aldatma nedenine dayalı olarak boşanma kararı verilmesi halinde kusurlu olan eşin katılma alacağı tamamen ortadan kaldırılır veya hakkaniyete göre uygun oranda azaltılır. Katkı payı alacağı ise aldatma nedeniyle ortadan kaldırılmaz.</p>
<h2>Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı</h2>
<p>Mal paylaşımı davası, boşanma <strong>kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içerisinde açılmalıdır.</strong> 10 yıllık sürenin geçmesi halinde mal paylaşımı talep edilmesi mümkün olmayacaktır.</p>
<h2>Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</h2>
<p>Boşanmada mal paylaşımı davasında <strong>görevli mahkeme Aile Mahkemesi iken</strong>, yetkili mahkeme;</p>
<ul>
<li>Eşlerden birinin ölümü nedeniyle mal rejimi sona ermiş ise, ölenin son ikametgahı mahkemesi yetkilidir.</li>
<li>Evlilik, boşanma kararı ile sona ermişse veya devam eden bir boşanma davası varsa, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme mal paylaşımını yapmakla da yetkilidir.</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki iki durum haricindeki diğer tüm hallerde davalı eşin ikametgahı aile mahkemesi yetkilidir.</p>
<h3> Eşlerden Birinin Ölümü Halinde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Eşlerden birinin ölümü halinde, ölüm tarihi, edinilmiş mallarına katılma rejiminin tasfiye tarihi olarak belirlenir. Bu durumda sağ kalan eş, ölüm tarihine kadar evlilik birliği içerisinde edinilen malların yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Yani, sağ kalan eş, ölenin terekesinde hem mirasçı olarak hem de edinilen mallara katılma rejimiyle alacaklı konumundadır.</p>
<p>Öncelikle sağ kalan eşin katılma alacağı hakkı ödenir, sonrasında eşin de içerisinde olduğu mirasçılara miras paylaştırılır.</p>
<h3>Nikahtan Önce Krediyle Alınan Mallar Boşanmada Nasıl Paylaşılır?</h3>
<p>Kural olarak, boşanmada mal paylaşımı davasına evlilik birliği içerisinde edinilen mallar paylaştırılır. Yani, evlenmeden önce alınan mal, malı alan eşe aittir. Ancak, evlenmeden önce kredi ile alınan ve kredisi evlilik birliği içerisinde ödenen malın belirli bir hesaplama tekniği ile boşanmada mal paylaşımı davasına dahil edilmesi söz konusudur.</p>
<p>Evlilik birliği içerisinde kredi borcu ile ödenen malın “kredi ile ödenen kısmı” edinilmiş mal sayılır. Bu sebeple, diğer eş, evlilik birliği içerisinde ödenen kredi ile sahip olunan mal üzerinde hak iddia edebilir. Burada evlilik birliği içerisinde kredinin hangi eş tarafından ödendiğinin herhangi bir önemi yoktur.</p>
<h3> Boşanma Davası Açılmadan Önce Satılan Mallar Boşanmada Mal Paylaşımına Dahil Midir?</h3>
<p>Boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş olan ve elden çıkarılan tüm mallar, boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki mal rejiminin de tasfiye edileceği tarihtir. Yani, boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilen tüm malvarlığı değerleri mal paylaşımına dahil edilmektedir.</p>
<p>Boşanma davası açılmadan önce eşlerden birinin üzerlerine kayıtlı malları devrederek paylaşım dışı tutmaya çalıştığı görülmekte ise de boşanma davası açılmadan önce satılan mallar boşanmada mal paylaşımı hesaplamalarına dahil edilir. Yani, mallar satılsa dahi mal paylaşımı yapılırken bu malların değeri bilirkişi raporu ile tespit edilerek diğer eşin alacak hakkı hesaplanır.</p>
<h3> Mal Paylaşımı İçin Evlilik Sözleşmesi Zorunlu Mudur?</h3>
<p>Mal paylaşımı yapılması için, evlilik sözleşmesi yapılması zorunlu değildir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği içerisindeki malların yarı yarıya paylaşılması doğrudan kanundan kaynaklanan bir hak olduğundan ayrıca bir sözleşmenin varlığı aranmamaktadır.<br />
<script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona ermesinden sonra açılacak bir dava ile evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan malların taraflar arasında paylaştırılması davasıdır."}},{"@type":"Question","name":" Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılmamalıdır. Eğer ki, boşanma davası ve mal paylaşım davası birlikte açılır ise, hakim tarafından boşanma davası bekletici mesele yapılır ve boşanma davasının sonuçlanması beklenir. Çünkü, boşanmada mal paylaşımının yapılabilmesi için öncelikle boşanma kararının söz konusu olması gerekmektedir."}},{"@type":"Question","name":" Mal Paylaşımı İçin Evlilik Sözleşmesi Zorunlu Mudur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Mal paylaşımı yapılması için, evlilik sözleşmesi yapılması zorunlu değildir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği içerisindeki malların yarı yarıya paylaşılması doğrudan kanundan kaynaklanan bir hak olduğundan ayrıca bir sözleşmenin varlığı aranmamaktadır."}}]}</script></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/">Boşanmada Mal Paylaşımı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanmada-mal-paylasimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vasi Tayini Dilekçesi</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/vasi-tayini-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/vasi-tayini-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2022 10:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vasi Tayini Nedir? Vesayete ilişkin hükümler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 396 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup vesayet altına alınan küçük ve kısıtlılara vasi tayini yapılır. Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Vesayet altına alınan küçük veya kısıtlının menfaatlerinin &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/vasi-tayini-dilekcesi/">Vasi Tayini Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Vasi Tayini Nedir?</h2>
<p>Vesayete ilişkin hükümler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 396 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup vesayet altına alınan küçük ve kısıtlılara vasi tayini yapılır.</p>
<p>Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.</p>
<p>Vesayet altına alınan küçük veya kısıtlının menfaatlerinin korunabilmesi ve hukuki işlemlerde en iyi şekilde temsil edilebilmesi bakımından süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Vasi Tayini Kararı Nasıl Alınır?</h2>
<p>Vasi tayini, Türk Medeni Kanunu’nda sayılan hallerde gündeme gelebilmektedir:</p>
<h3>Küçüklük</h3>
<p>Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. (TMK m. 404)</p>
<h3>Kısıtlama</h3>
<ul>
<li><strong>Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı</strong></li>
</ul>
<p>Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. (TMK m. 405)</p>
<ul>
<li><strong>Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim</strong></li>
</ul>
<p>Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. (TMK m. 406)</p>
<ul>
<li><strong>Özgürlüğü bağlayıcı ceza</strong></li>
</ul>
<p>Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. (TMK m. 407)</p>
<ul>
<li><strong>İstek üzerine</strong></li>
</ul>
<p>Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. (TMK m. 408)</p>
<h2>Vasi Tayini İçin Gerekli Belgeler</h2>
<p>Vasi tayini, yukarıda sayılan hallerde gündeme gelebilecek olup vasi tayini için gerekli belgeler küçük veya kısıtlının hangi sebeple vesayet altına alınacağına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.</p>
<p>Örneğin; vesayet makamına akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle vesayet altına alınması talep edilen kişinin sağlık raporlarının sunulması gerekmekte iken, savurganlık nedeni ile vesayet altına alınması talep edilen kişinin savurgan olduğunun ispatlanabileceği evraklar sunulmalıdır.</p>
<p>Bu doğrultuda delillerin en doğru şekilde belirlenerek vesayet makamına sunulabilmesi adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Vasi Tayininde Yetkili ve Görevli Mahkeme</h2>
<p>Vasi tayini işlemlerinde yetkili mahkeme, vesayet altına alınması talep edilen küçük veya kısıtlının yerleşim yeri mahkemesi olup görevli mahkeme ise vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesidir.</p>
<h3>Vasi Tayinini Kim Talep Edebilir?</h3>
<p>Vasi tayini, kişinin kendisi veya yakınları tarafından talep edilebilir.</p>
<p>Bununla birlikte; görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.</p>
<p>Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir mahkumiyete hükmedildiğinde ise; cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.</p>
<h3>Noterden Vasi Tayinliği Alınabilir Mi?</h3>
<p>Vasi tayini, ancak mahkeme kararı ile yapılabilmektedir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca noterden vasi tayinliği alınabilmesi mümkün değildir.</p>
<h3>Vasi Tayini Dilekçesi Örneği</h3>
<p style="text-align: center;"><strong>….. SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> HASIMSIZ</p>
<p>KENDİSİNE VASİ TAYİNİ</p>
<p><strong>İSTENİLEN :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>KONU :</strong> Vasi tayini talebi</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Müvekkil, vasi tayini talep ettiğimiz XXXXX’in oğlu olup babasına Alzheimer teşhisi konması sebebi ile Mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.</p>
<p>Müvekkilin babası, sağlık durumu nedeni ile kendi kişiliği ve malvarlığı ile ilgili menfaatlerini koruyabilecek durumda değildir. Sağlık durumu sebebi ile hukuki işlemlerde vasi ile temsil edilmesi de zorunludur.</p>
<p>Bu nedenle, Müvekkilin babası XXXXX’in kişiliği ve malvarlığı ile ilgili menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde kendisini temsil etmek için Müvekkilin vasi tayin edilmesini talep ederiz.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> TMK, HMK vs. mevzuat.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong></p>
<ul>
<li>Sağlık raporu</li>
<li>Tanık</li>
<li>Yemin</li>
<li>Gerektiğinde keşif</li>
<li>Emsal yargı kararları</li>
<li>ve sair her türlü delil.</li>
</ul>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen ve Mahkemeniz tarafından re’sen dikkate alınacak olan nedenlerle, Müvekkil XXXXX’in, babası XXXXX’e vasi tayin edilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/vasi-tayini-dilekcesi/">Vasi Tayini Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/vasi-tayini-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlat Edinme Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/evlat-edinme-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/evlat-edinme-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2022 14:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evlat Edinme Davası Nedir? Evlat edinme, Türk Medeni Kanunu’nun 305 ve devamı maddelerinde düzenlenen, belirli koşullar gerçekleştiği takdirde evlat edinen ile evlatlık arasında soy bağı kurulması sonucunu doğuran bir kurumdur. Evlat edinmede, diğer soy bağı kurulması yöntemlerinden farklı olarak soy bağı mahkeme kararı ile kurulmaktadır. Evlat edinme davası sonucunda hem evlat edinen hem de evlatlık &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/evlat-edinme-davasi/">Evlat Edinme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Evlat Edinme Davası Nedir?</h2>
<p>Evlat edinme, Türk Medeni Kanunu’nun 305 ve devamı maddelerinde düzenlenen, belirli koşullar gerçekleştiği takdirde evlat edinen ile evlatlık arasında soy bağı kurulması sonucunu doğuran bir kurumdur.</p>
<p>Evlat edinmede, diğer soy bağı kurulması yöntemlerinden farklı olarak soy bağı mahkeme kararı ile kurulmaktadır.</p>
<p>Evlat edinme davası sonucunda hem evlat edinen hem de evlatlık açısından önemli sonuçlar doğacağından herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2> Evlat Edinme Şartları Nelerdir?</h2>
<p>Evlat edinmenin şartları evlatlığın 18 yaşından küçük veya 18 yaşından büyük olmasına, evlat edinenin evli olup olmamasına gibi bazı durumlara göre farklılık arz etmektedir.</p>
<p><strong>18 yaşından küçüğün evlat edinilmesinde şartlar;</strong></p>
<ul>
<li>Evlat edinen ve evlatlık arasında en az 18 yaş fark olmalıdır.</li>
<li>Evlat edinen, en az 1 yıl süre ile küçüğe bakmış ve eğitmiş olmalıdır.</li>
<li>Küçüğün anne ve babasının rızası olmalıdır. Küçük Çocuk Esirgeme Kurumu gibi bir kurumda ise o kurum tarafından atanan vasinin rızası olmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong>18 yaşından büyüğün evlat edinilmesinde şartlar;</strong></p>
<ul>
<li>Evlat edinenin alt soyu olmamalıdır.</li>
<li>Evlat edinen, en az 5 yıl evlatlığa bakmış olmalıdır.</li>
<li>Evlat edinen ve evlatlık arasında en az 18 yaş fark olmalıdır.</li>
<li>Evlatlığın rızası olmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Evlat edinene ilişkin şartlar;</strong></p>
<ul>
<li>Tek başına evlat edinmek isteyen kişi 30 yaşını doldurmuş olmalıdır.</li>
<li>Evli iken evlat edinmek isteyen kişiler ya 30 yaşını doldurmuş olmalı ya da en az 5 yıldır evli olmalıdır.</li>
</ul>
<h2> Kimler Evlat Edinme Davası Açabilir?</h2>
<p>Yukarıda izah edinilen şartları taşıyan, ayırt etme gücüne sahip ergin gerçek kişiler evlat edinme davası açabilir.</p>
<h2>Evlat Edinme Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>Evlat edinme davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi iken, yetkili mahkeme ise evlat edinenin bulunduğu yer mahkemesi veya birlikte evlat edinen eşlerden birinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h2>Evlat Edinme Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Evlat edinme davasının süresi somut olayın koşullarına ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 1 yılda sonuçlanmaktadır.</p>
<h2>Evlat Edinme Davasının Sonuçları</h2>
<p>Evlat edinme davasının sonucunda evlat edinmenin kabulüne karar verilmiş ise, evlat edinen ve evlatlık arasında soy bağı kurulur.</p>
<p>Dava sonucunda evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olduğu gibi, kan bağı olan ailesinden de mirasçılığı devam eder.</p>
<p>Evlatlık küçük ise, evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse küçüğe yeni bir ad da verebilir.</p>
<h2>Yurt Dışından Evlat Edinme Sürecine Genel Bir Bakış</h2>
<p>Ülkeler arası evlat edinmeler, Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesi uyarınca değerlendirilmektedir. Sözleşme gereğince küçük ancak kendi ülkesinde evlat edinilmediği takdirde yurt dışından evlat edinme söz konusu olabilir.</p>
<p>Konunun, evlatlık çocuğun vatandaşı olduğu ülke kapsamında özel olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Evlat Edinme Davası Dilekçe Örneği</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>….. AİLE MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACILAR :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>KONU :</strong> Evlat edinme talepli davadır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Müvekkiller…/…/… tarihinde evlenmişler ve bu evlilikten çocukları olmamıştır. Ekonomik ve sosyal durumları çok iyidir. Bir çocuğun ihtiyaç duyacağı her şeyi temin edebilecek durumdadırlar. Her ikisi de &#8230; yaşını tamamlamış olup birlikte evlat edinmek istemektedirler.</p>
<p>Evlat edinmek istedikleri küçük ise, henüz … yaşındadır. Bir yıldan fazla bir süredir müvekkiller tarafından bakılmaktadır. Müvekkiller kendisini benimsemişlerdir. Küçükte müvekkilleri benimsemiş durumdadır.<br />
Müvekkiller ile evlat edinecekleri çocuk arasında .. yaştan daha fazla yaş farkı vardır. Küçüğün anne ve babasının da bu evlat edinmeye rızaları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> TMK, HMK vs. mevzuat.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong></p>
<ul>
<li>Nüfus aile kayıt tablosu.</li>
<li>Tanıklar</li>
<li>Yemin</li>
<li>Gerektiğinde keşif</li>
<li>Emsal yargı kararları</li>
<li>ve sair her türlü delil.</li>
</ul>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen ve Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak olan nedenlerle, müvekkillerin küçük (Adı ve Soyadı-TC Kimlik No: …) evlat edinmelerine ve evlat edinme kararı kesinleştiğinde nüfusa tesciline karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACILAR VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/evlat-edinme-davasi/">Evlat Edinme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/evlat-edinme-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş Küçültme Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/yas-kucultme-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/yas-kucultme-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2022 15:58:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş küçültme davası, kişinin nüfus cüzdanındaki yaşın aşağıya doğru çekilmesi davasıdır. Nüfus cüzdanındaki yaşın küçültülmesi için haklı ve objektif sebeplerin varlığı gerekmektedir. Yaş küçültme, nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğine sahip olmadığından bu talep dava yolu ile ileri sürülebilmektedir. Yaş küçültme süreci dava yolu ile takip edileceğinden hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/yas-kucultme-davasi/">Yaş Küçültme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş küçültme davası, kişinin nüfus cüzdanındaki yaşın aşağıya doğru çekilmesi davasıdır. Nüfus cüzdanındaki yaşın küçültülmesi için haklı ve objektif sebeplerin varlığı gerekmektedir. Yaş küçültme, nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğine sahip olmadığından bu talep dava yolu ile ileri sürülebilmektedir.</p>
<p>Yaş küçültme süreci dava yolu ile takip edileceğinden hak kaybı yaşanmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için info@www.calinokcuhukuk.com mail adresi veya 0530 239 80 89 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Yaş Küçültme Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<p>Yaş küçültme davası Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun bir dilekçenin görevli ve yetkili mahkemeye verilmesi ile açılır. Dilekçe ile birlikte dilekçenin ekinde yer alan delillerin de mahkemeye sunulması ve harç ve masrafların ödenmesi gerekir.</p>
<h2><strong> Yaş Küçültme Davasının Şartları</strong></h2>
<p>Yaş küçültme davası, haklı ve objektif sebeplerin varlığı halinde açılabilmektedir. Bu nedenle keyfi olarak, kişinin istediği herhangi bir nedene dayalı yaş küçültme davası açılamaz.</p>
<p>Yaş küçültme davasının açılabilmesi için gerekli şartlar;</p>
<ul>
<li>Kişinin hastanede veya doğum evi olarak kabul edilen bir yerde doğmuş olması,</li>
<li>Kişinin fiziki görüntüsünün iddia edilen yaşa uygun olması,</li>
<li>Kişinin değiştirilmesi talep edilen bir yaşta, aynı anneden olma bir kardeşinin olmaması,</li>
<li>Yaş küçültme talebinin hukuki yarar içeren haklı bir sebebe dayanması gerekmektedir.</li>
</ul>
<h2><strong> Yaş Küçültme Davasında Taraflar</strong></h2>
<p>Yaş küçültme davasını yaşın küçültülmesini isteyen kişi veya ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından açılabilir. Davanın karşı tarafı yani davalı ise nüfus müdürlüğüdür.</p>
<h2><strong>Yaş Küçültme Davasında Delil ve İspat</strong></h2>
<p>Yaş küçültme davasında mahkeme tarafından istenen belgeler değişkenlik arz etmekte ise de genel olarak kişinin iddiasını ispatlamasında kullanılabilecek belgeler aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Aileye ve talep edene ait nüfus kayıt örnekleri</li>
<li>Varsa doğum belgesi</li>
<li>Adli Tıp Kurumu’ndan mahkemece istenecek rapor</li>
<li>Resmi kurumlarda bulunan kayıtlar</li>
<li>Okul veya askerlik kaydı gibi kayıtlar</li>
</ul>
<p>Tüm bunlara ek olarak, özellikle doğum belgesi olmayan kişiler açısından tanık beyanları da önem arz etmektedir. Bu nedenle doğuma tanıklık eden kişilerin mahkeme tarafından tanık olarak dinlenmesi önemlidir.</p>
<h3><strong>Yaş Küçültme Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h3>
<p>Yaş küçültme davasının süresi somut olayın koşullarına ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 2-4 ay arasında sonuçlanmaktadır.</p>
<h3><strong>Yaş Küçültme Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></h3>
<p>Yaş küçültme davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davacının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h3><strong>Yaş Küçültme Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p style="text-align: center;"><strong>….. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>KONU :</strong> Yaş küçültme talebinden ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Müvekkil …ili …. İlçesi …. Cilt …. Hane ve …. Sıra numarası ile ….. nüfus müdürlüğüne kayıtlıdır.</p>
<p>Müvekkil …… tarihinde doğmuş ise de nüfus memurlarının hatasına nedeniyle  doğum tarihi …….. olarak yazılmıştır. Bu durum ekte sunulan doğum belgesi ile de sabittir.</p>
<p>Ayrıca söz konusu duruma…………… babası  ………… ve annesi ………….. de şahit olup Mahkemeniz huzurunda  tanıklık edecektir. Müvekkilin görünümü ve kemik yapısı da gerçek doğum yılını doğrulayacaktır.</p>
<p>Müvekkilin kendisinden küçük kardeşi …….. doğumlu olup müvekkil ile arasındaki yaş farkı ilgili yasa da belirtilen sürenin üzerindedir.</p>
<p>Müvekkilin doğum tarihi nüfus memurlarının hatası sonucu nüfus kayıtlarına yanlış işlenmiş olup bu sebeple Müvekkil gerek özel gerekse iş yaşamında sorunlarla karşılaşmaktadır. İleride de telafisi mümkün olmayan zararların doğma ihtimali nedeniyle Müvekkilin nüfus kaydının gerçek doğum yılı yazacak şekilde düzeltilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, TMK, NHK ve sair her türlü yasal mevzuat.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> Doğum belgesi, nüfus kayıtları, tanık ve her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, Müvekkilin doğum tarihinin … olarak düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/yas-kucultme-davasi/">Yaş Küçültme Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/yas-kucultme-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 08:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanma, evlilik birliğini sona erdiren nedenlerden biridir. Eşlerin ikisinin de sağ olması halinde, evlilik birliğini sona erdiren normal hal boşanmadır. Boşanma, eşler sağ iken, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen sebeplerden birine dayanılması ile eşlerden birinin açacağı dava sonucunda evlilik birliğinin hakim kararı ile sona ermesi olarak tanımlanır. Buna göre boşanma için; eşlerden en az birinin boşanma &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/">Boşanma Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boşanma, evlilik birliğini sona erdiren nedenlerden biridir. Eşlerin ikisinin de sağ olması halinde, evlilik birliğini sona erdiren normal hal boşanmadır. Boşanma, eşler sağ iken, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen sebeplerden birine dayanılması ile eşlerden birinin açacağı dava sonucunda evlilik birliğinin hakim kararı ile sona ermesi olarak tanımlanır.</p>
<p>Buna göre boşanma için; eşlerden en az birinin boşanma davası açmış olması, açılan davanın kanunda yazılı sebeplerden birine dayanması ve hakim kararı gereklidir.</p>
<p>Boşanma, evlilik birliğini sona erdiren bir kurum olduğu için ve özellikle eşlerin müşterek çocukları olması halinde velayet ve mal paylaşımı gibi hassas noktaları da içerdiğinden hak kaybı yaşanmaması ve taraf iradelerinin hakimin kararına yansıması için boşanma sürecinin bir avukat ile yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com">info@www.calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a> </strong>numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Boşanma Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<p>Boşanma davası açılabilmesi için öncelikle geçerli bir evliliğin olması gereklidir.</p>
<p>Hukuken geçerli bir evlilik birliğinin olması halinde boşanma davası anlaşmalı veya çekişmeli olarak açılabilmektedir. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davası ayrıntılı olarak açıklanacaktır.</p>
<p>Boşanma davası ister anlaşmalı ister çekişmeli olsun, boşanmak isteyen eşin Aile Mahkemesine vereceği bir dilekçe ile açılır. Dilekçe 2 nüsha halinde, eklenmek istenen belgeler ve nüfus cüzdanı fotokopisi eklenerek sunulmalıdır.</p>
<p>Boşanma davası dilekçesinde boşanma sebepleri, ispatları, varsa tanıklar, kişinin elinde var olan bilgi ve belgeler yer almalıdır.<br />
İster anlaşmalı ister çekişmeli olsun, boşanma davasında davacı eş; tarafların müşterek çocukları var ise velayet ve tedbir nafakası, kendisi için yoksulluk ve tedbir nafakası ve maddi manevi tazminat talep edebilir. Davalı eş ise bu taleplerini öninceleme duruşmasına kadar bildirebilir. Yargıtay içtihatları uyarınca davalı eş, öninceleme duruşmasından sonra ancak karşı tarafın rızası dahilinde bu gibi istemlerde bulunabilmektedir.</p>
<h2><strong>Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</strong></h2>
<p>Boşanma davasına bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir.</p>
<p>Taraflar anlaşmalı boşanma davası açacaklar ise tarafların yerleşim yeri adresleri ne olursa olsun bu dava herhangi bir adliyenin Aile Mahkemesi’nde açılabilmektedir. Ancak çekişmeli boşanma davasında birtakım yetki kuralları bulunmaktadır. Buna göre çekişmeli boşanma davası; davalı tarafın yerleşim yeri Aile Mahkemesi’nde, davacı tarafın yerleşim yeri Aile Mahkemesi’nde veya boşanmak isteyen eşlerin son 6 aydır ikamet ettikleri yerdeki Aile Mahkemesi’nde açılabilmektedir.</p>
<h2><strong>Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h2>
<p>Boşanma davalarının sonuçlanması için kesin bir süre olmasa da, davanın açıldığı Aile Mahkemesi’nin yoğunluğuna bağlı değişiklik göstermekle birlikte, anlaşmalı boşanma davaları genellikle 30-45 gün sürmekte iken çekişmeli boşanma davaları için ise Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen süre 300 gündür.</p>
<h2><strong>Boşanma Davasına Tarafların Katılması Zorunlu Mudur?</strong></h2>
<p>Boşanma davası anlaşmalı olarak açılmış olsa dahi, tarafların duruşmaya katılması ve boşanmak istediklerini Aile Mahkemesi hakimine bildirmeleri zorunludur.</p>
<p>Çekişmeli boşanma davalarında ise duruşmalara katılma zorunluluğu vekil ile temsil edilip edilmemeye göre değişmektedir. Vekilin olmaması halinde davayı açan eşin yani davacının tüm duruşmalara katılması yasal zorunluluktur. Aksi halde dava işlem kaldırılabilir. Kendisine dava açılan eşin yani davalının katılması ise zorunlu değildir.</p>
<p>Çekişmeli boşanma davasında vekil olması halinde ise, vekil dava sürecini ve tüm duruşmaları başından sonuna kadar takip edeceği için kişinin bizzat duruşmaya katılma zorunluluğu bulunmamaktadır.</p>
<h2><strong>Özel ve Genel Boşanma Sebepleri</strong></h2>
<p>Boşanma nedenleri Türk Medeni Kanunu’nun 161 ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir. Boşanma sebepleri, genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak ayrılmaktadır.</p>
<h3><strong>Özel Boşanma Sebepleri</strong></h3>
<h4><strong>Zina</strong></h4>
<p>Zina, TMK madde 161’de düzenlenmiş olup, kusura dayalı, mutlak ve özel bir boşanma nedenidir. Zina, evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin, karşı cinsten eşinden başka bir kişi ile kendi isteği ile kurduğu cinsel ilişkidir. Zinadan bahsedilebilmesi için eşin isteyerek cinsel ilişkide bulunması yani kusurlu olması gerekmektedir. Ayrıca, hukumuza göre zina kabul edilebilmesi için eşin, karşı cinsten bir kişi ile isteyerek cinsel ilişki kurması gerekmektedir.</p>
<p>Eşin, kendi cinsinden bir kişi ile cinsel ilişki kurması halinde TMK madde 161’de yer alan zina sebebi ile değil, TMK madde 163’te yer alan haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayanılarak boşanma söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Buna karşı, cinsel ilişki kurulmaksızın karşı cinsten bir kişi ile flört edilmesi ya da başka türlü yakın ilişkide olması zina değildir. Bu davranışlar ancak zinanın varlığı konusunda fiili karine oluşturabilmektedir.</p>
<p>Zinanın mutlak boşanma nedeni olmasından ötürü, zina tespit edildiği takdirde, hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Hakimin, zina sebebiyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını araştırma yükümlülüğü yoktur.</p>
<p>TMK madde 161’e göre zina halinde dava açma hakkı olan eş, zinayı öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde veya her şartta zina eyleminin sonra 5 yıl içinde dava açmalıdır. Aksi halde eşin dava açma hakkı düşmektedir.</p>
<p>Ek olarak, eşin zina sebebiyle dava açma hakkı olsa dahi, affeden tarafın dava açma hakkı yoktur. Bu nedenle, zina sebebine dayalı olarak boşanma davası açılacak ise, davalı olacak eş affedilmeden dava açılmalıdır. Af, eylemden sonra meydana gelebileceği için affeden tarafın dava hakkı olmaması için zina eyleminden sonra affedilmiş olması gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Hayata Kast, Pek Kötü Muamele veya Onur Kırıcı Davranış</strong></h4>
<p>TMK madde 162’de, bir diğer özel boşanma sebebi olarak hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış düzenlenmiştir. Bunlar, mutlak, özel ve kusura dayalı boşanma sebepleridir. Kanun koyucu tarafından 162. Maddede 3 ayrı boşanma sebebi sayılmıştır.</p>
<p><strong>b.a. Hayata Kast</strong></p>
<p>Hayata kast, bir eşin diğerini öldürmeye yönelik niyetinin açıklanmasıdır. Burada önemli olan hayata kast niyetini ciddi olarak ortaya koyan eylemlerdir, kullanılan aracın ölümü sağlayacak nitelikle olup olmadığı önemli değildir.</p>
<p>Hayata kast kural olarak öldürmeye teşebbüs derecesinde kalan fiiller, eşi intihara teşvik veya yardım şeklinde söz konusu olabilir. Ayrıca, eşin ölmemesi için bir eylemde bulunulması gerekirken bu eylemden kaçınma da hayata kast kapsamında bir boşanma sebebidir.</p>
<p>Kanunda “kast” şartı öngörüldüğü için, hayata kast eyleminde bulunan eşin temyiz kudretinin yerinde olması gerekmektedir.<br />
Bu sebebe dayalı olarak boşanma davasının açılabilmesi için eylemin tehdit niteliğinde kalması yeterli değildir. Ancak fiili bir tehdidin var olduğu durumlarda hayata kast sayılıp sayılmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.<br />
Eylem, bizzat eşlerden birine yönelik olarak yapılmalıdır. Eşin yakınlarına yönelik öylemler TMK madde 162’nin kapsamına girmemektedir.</p>
<p><strong>b.b. Pek Kötü Muamele</strong></p>
<p>Pek kötü muamele, eşin vücut bütünlüğüne veya sağlığına yönelik her türlü saldırıdır. Eşlerden birinin diğerini dövmesi veya normal olmayan cinsel ilişkiye zorlaması pek kötü muameleye örnek olarak gösterilebilir. Pek kötü muamele, ağır hakaret ve haysiyete tecavüz gibi durumları da kapsamaktadır.</p>
<p>Pek kötü muameleye dayanarak dava açılabilmesi için, eylemin doğduran davacı eşe yönelik ve kasten yapılmış bir eylem olması gereklidir.</p>
<p><strong>b.c. Onur Kırıcı Davranış</strong></p>
<p>Eşlerden birinin diğerinin onuruna yönelik haksız ve hakaret etmek, küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırı onur kırıcı davranış olarak nitelendirilmektedir.</p>
<p>Onur kırıcı davranışı meydana getiren saldırı sözlü ve yazılı olabileceği gibi yalnızca hareket ile de ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>TMK madde 162’de düzenlenen 3 özel boşanma nedeni için dava hakkı sürelerin geçmesi ve af ile düşmektedir. Bu kapsamda, dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde ve her şartta eylemden itibaren 5 yıl içinde dava açması gerekmektedir.</p>
<p>Ek olarak, affeden tarafın dava açma hakkı yoktur. Bu nedenle, hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebeplerine dayalı olarak boşanma davası açılacak ise, davalı olacak eş affedilmeden dava açılmalıdır. Af, eylemden sonra meydana gelebileceği için affeden tarafın dava hakkı olmaması için eylemden sonra affedilmiş olması gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme</strong></h4>
<p>TMK madde 163’de, bir diğer özel boşanma sebebi olarak suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme düzenlenmiştir. Bunlar, nisbi, özel ve kusura dayalı boşanma sebepleridir</p>
<p>Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu nedenlerden ötürü diğer eşin onunla birlikte yaşaması imkansız hale gelir ise, bu eş her zaman boşanma davası açabilmektedir.</p>
<p><strong>c.a. Küçük Düşürücü Suç İşleme</strong></p>
<p>Kanun koyucu tarafından her suç değil, küçük düşürücü suçlar özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bir suçun küçük düşürücü olup olmadığı, eşe verilen cezaya göre değil, toplumdaki anlayışa göre hakim tarafından belirlenecektir. Suçu işleyen eşin, bu suç nedeniyle mahkum olup olmaması boşanma davası açısından önem arz etmemektedir.</p>
<p>Burada önemli olan, küçük düşürücü suçun evlilik birliği içerisinde işlenmiş olmasıdır. Suçun evlenmeden önce işlenmesi halinde bunu bilmeyen eş, şartlarının oluşması durumunda hata veya hileye göre evlenmenin iptali ya da genel boşanma nedeni olan evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı olarak boşanma davası açabilmektedir.</p>
<p><strong>c.b. Haysiyetsiz Hayat Sürme</strong></p>
<p>Haysiyetsiz hayat sürme açısından kesin bir tanım yapılamamakla birlikte genellikle, ayyaşlık, kumarbazlık, eşcinsel ilişki kurma gibi durumlarda kabul edilmektedir.</p>
<p>Bir defaya mahsus bir haysiyetsiz davranış, TMK madde 163’te düzenlenen boşanma sebebi için yeterli değildir. Davranışın devamlı olması gerekmektedir.</p>
<p>Haysiyetsiz hayat sürmenin evlenmeden önce de var olması önem arz etmemektedir. Önemli olan evlilik birliği içerisinde de devam etmesidir. Evlenmeden önce var olması ve evlilik birliği içerisinde devam etmemesi halinde, bu durumdan haberdar olmayan eş hata veya hileye dayalı olarak evliliğin iptalini isteyebilmektedir.</p>
<p>TMK 163’te düzenlenen her iki boşanma sebebi için de, diğer eş için birlikte yaşamanın ondan beklenemez hale getirmiş olması gerekmektedir. Eşlerden birinin yalnızca küçük düşürücü suç işlemesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi, diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hale getirmemiş ise, tek başına boşanma sebebi sayılmaz. Birlikte yaşamanın çekilmez hale gelip gelmediği hakimin takdirindedir.</p>
<p>Ek olarak bu iki boşanma sebebine dayalı olarak dava açılabilmesi için de herhangi bir süre öngörülmemiş, davanın her zaman açılabileceği öngörülmüştür.</p>
<h4><strong>Terk</strong></h4>
<p>TMK madde 164’te düzenlenen terk, özel, mutlak ve kusura dayalı bir boşanma sebebidir.</p>
<p>Terk kısaca, eşin ortak hayata son vermesidir. Bu kapsamda, aynı konutta oturmaya devam ederek dargın olmak, cinsel ilişki kurmaktan kaçınmak, birlikte zaman geçirmemek gibi durumlar terk kapsamına girmemektedir. Ayrıca, her ortak hayata son vermek de terk sayılmamaktadır. Terkin var olması için kanun koyucu tarafından bazı şartlar öngörülmüştür;</p>
<ul>
<li>Eşlerden biri ortak konutu terk etmelidir.</li>
<li>Terk en az 6 ay sürmelidir.</li>
<li>Terk eden eşe noter veya hakim tarafından ihtarda bulunulması ancak eşin buna rağmen ortak konuta dönmemesi gereklidir.</li>
</ul>
<p>Ayrıca, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de kanunen terk etmiş sayılmaktadır.</p>
<h4><strong>Akıl Hastalığı</strong></h4>
<p>Kanunda düzenlenen bir diğer özel boşanma sebebi ise akıl hastalığıdır. TMK madde 165’e göre eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu nedenle diğer eş için ortak hayat çekilmez hale gelirse, hastalığın kalıcı olduğunun resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde eş, akıl hastalığı sebebine dayalı olarak boşanma davası açabilmektedir.</p>
<p>Akıl hastalığı sebebine dayalı olarak boşanma davası açılabilmesi için 3 şartın varlığı gereklidir;</p>
<ul>
<li>Akıl hastalığı evlilik birliği içerisinde var olmalıdır.</li>
<li>Akıl hastalığının iyileşmeyeceği resmi bir sağlık kurulu raporu ile tespit edilmelidir.</li>
<li>Akıl hastalığı nedeniyle diğer eş için ortak yaşam çekilmez hale gelmelidir.</li>
</ul>
<p>Yukarıda sayılan şartların devam etmesi halinde, dava her zaman açılabilmektedir. Bu kapsamda kanunda herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.</p>
<h3><strong>Genel Boşanma Sebepleri</strong></h3>
<p>Yukarıda izah edilen özel boşanma sebeplerinden farklı olarak TMK madde 166’da genel boşanma sebepleri düzenlenmiştir. Burada, özel boşanma sebeplerindeki gibi belli bir olguya dayanılmamaktadır. Aksine, genel boşanma sebeplerinde pek çok farklı olay söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda, önceden belirlenmesi mümkün olmayan bir olay evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olmuş ise, buna dayalı olarak eşlerden ortak yaşama devam etmesi beklenemez hale gelmiş ise, boşanmanın genel sebebinden söz edilebilmektedir.</p>
<p>TMK madde 166’da 3 tür genel boşanma sebebi düzenlenmiştir. Bunlar; evlilik birliğinin temelden sarsılması, eşlerin boşanma hususunda anlaşmaları ve ortak hayatın kurulamaması ya da fiili ayrılıktır.</p>
<h4><strong>Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması</strong></h4>
<p>Evlilik birliğinin ortak hayatın sürdürülemeyeceği şekilde temelden sarsılması durumunda eşlerden her biri boşanma davası açabilmektedir.</p>
<p>Burada boşanma sebebinin var olup olmadığını hakim takdir edecektir.</p>
<p>Evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebine dayalı olarak dava açılması kusur şartına bağlı değildir. Her iki eşin de kusurlu olmadığı hallerde dahi dava açılabilir. Bu sebebe dayalı olarak dava açılması halinde kusur, davanın sonucunda etkili olabilmektedir.</p>
<p>Evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı olarak dava açılabilmesinin şartları ise;</p>
<ul>
<li>Evlilik birliğinin temelden sarsılması,</li>
<li>En az eşlerden biri için ortak hayat sürdürmenin beklenemeyecek derecede olması,</li>
<li>Davalı eşin, davacı eşten daha kusurlu olduğu itirazının ileri sürülmemiş veya ileri sürülen itirazın kabul edilmemiş olmasıdır.</li>
</ul>
<h3><strong>Eşlerin Boşanma Hususunda Anlaşmaları</strong></h3>
<p>Eşlerin boşanma hususunda anlaşmaları genel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Kanun koyucu tarafından eşlerin boşanma hususunda anlaşmış olmaları, evlilik birliğinin temelden sarsıldığına ve ortak hayatın devamının beklenemez haline geldiğine kabul olarak sayıldığından hakim bu durumda boşanmaya karar vermelidir.</p>
<p>Eşlerin boşanma hususunda anlaşmaları, anlaşmalı boşanma olarak kabul edilmektedir. Burada eşlerin iradesine uygun olarak boşanma kararı verilebilmesi için bazı ek şartlar aranmaktadır;</p>
<ul>
<li>Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.</li>
<li>Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eş, diğerinin açtığı boşanma davasını kabul etmelidir.</li>
<li>Hakim tarafları bizzat dinlemelidir.</li>
<li>Taraf arasında yapılan anlaşma hakim tarafından uygun bulunmalıdır.</li>
</ul>
<p>Eşlerin boşanma hususunda anlaşmaları yani anlaşmalı boşanma için, tarafların evliliğin mali sonuçları ve varsa müşterek çocukların durumuna ilişkin bir anlaşma yapmaları gerekmektedir. Bu anlaşma yazılı veya sözlü olarak yapılabilmektedir.</p>
<p>Hakim tarafından tarafların yaptığı anlaşma uygun bulunmaz ise, tarafların ve çocukların menfaati göz önüne alınarak gerekli düzenlemeler yapılabilir. Hakim tarafından uygun bulunan bir anlaşma sağlanamaz ise dava reddedilmektedir.</p>
<h3><strong>Ortak Hayatın Kurulamaması ya da Fiili Ayrılık</strong></h3>
<p>Ortak hayatın kurulamaması ya da fiili ayrılık sebebi, fiilen sona ermiş bir evliliğin zorla sürmesinin taraflar açısından bir anlam ifade etmemesi nedeniyle düzenlenmiştir. Ancak bu durumda, tarafların ortak hayat kuramıyor olması boşanma için yeterli görülmeyerek, bazı şartlar aranmaktadır. Bu şartlar;</p>
<p>Daha önce herhangi bir sebebe dayalı olarak açılan boşanma davasının reddedilmiş olması,</p>
<p>Boşanma talebinin reddi kararının üzerinden 3 yıl geçmiş ve bu süre zarfında ortak hayatın kurulamamış olması ve</p>
<p>Eşlerden birinin boşanma davası açmış olmasıdır.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Davası</h2>
<p>Anlaşmalı boşanma davası, tarafların boşanma huşunda anlaşmaları sonucunda anlaşmalı boşanma protokolü ile mahkemeye başvurmaları ile açılmaktadır. Anlaşmalı boşanma, her iki eşin de boşanma ve boşanmanın sonuçları hususunda anlaşarak evlilik birliğini sonlandırmak için açtıkları davadır.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davası, en az 1 yıl süren evliliklerde söz konusu olabilmektedir. Eşler ya birlikte başvurur ya da bir eş öbür eşin açtığı boşanma davasını kabul eder.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davasında boşanma kararının verilebilmesi için, hakimin her iki eşi de bizzat dinleyerek özgür iradeleri sonucunda boşanmak istediklerine kanaat getirmesi ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin düzenlemeyi hukuka uygun bulması gerekmektedir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davası açılması için eşler aralarında anlaşmalı boşanma prosedürü hazırlayabilir. Anlaşma boşanma protokolü TMK madde 166/3’e göre düzenlenmelidir. Protokolde, boşanma sonrasındaki mali durum ve tarafların müşterek çocuklarının velayeti hakkında bilgiler yer almalıdır. Ancak taraflar bunlar dışında istedikleri hususları da protokolde düzenleyebilir.</p>
<h2>Çekişmeli Boşanma Davası</h2>
<p>Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları hakkında fikir birliği sağlayamadığı durumlarda açılan boşanma davasıdır. Taraflardan birinin boşanmak istememesi veya eşlerin müşterek velayetinde olan çocuğun boşanma sonrası velayeti hususunda fikir birliği sağlayamadıkları gibi durumlarda çekişmeli boşanma davası söz konusu olmaktadır.</p>
<p>Çekişmeli boşanma davasında tarafların haklı olup olmamaları, varsa karşı tarafın kusurunun ortaya konulması, tarafların iddialarının ispat edilmesi, delillerin mahkemeye sunulması ve mahkeme tarafından değerlendirilmesi sonucunda karar verilmektedir.</p>
<p>Çekişmeli boşanma davasını açan yani davacı konumunda olan eşin, avukatı bulunmaması halinde duruşmalara bizzat katılması zorunludur. Ancak, çekişmeli boşanma davasında hem davanın takip edilmesi hem de boşanmak isteyen tarafın herhangi bir hak kaybı yaşamaması adına <a href="https://www.calinokcuhukuk.com"><strong>uzman avukat</strong></a> desteği alması önemli bir etkendir.</p>
<p>Kendisine dava açılan, yani davalı konumunda olan eşin ise duruşmalara katılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Fakat, duruşmaya katılmadığı takdirde itiraz hakkından vazgeçilmiş sayılacağı için davalı eşin duruşmaya katılması veya kendisini vekil ile temsil ettirmesi önem arz etmektedir.</p>
<h2><strong>Çekişmeli Boşanma Davasında Yargılama Usulü</strong></h2>
<p>Çekişmeli boşanma davasında yargılama usulü TMK madde 184’te düzenlenmiştir.</p>
<p>İlgili madde uyarınca;</p>
<ul>
<li>Hakim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe taraflara yemin öneremez.</li>
<li>Hakim resen veya taraflardan birinin istemi üzerine taraflara yemin teklif edemez.</li>
<li>Tarafların konu hakkındaki ikrarı hakimi bağlamaz.</li>
<li>Hakimin, tüm kanıt ve delilleri serbestçe takdir eder.</li>
<li>Boşanmanın sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.</li>
<li>Hakim, taraflardan birinin talebi halinde, duruşmaların gizli yapılmasına karar verebilir.</li>
</ul>
<h3><strong>Boşanma Davası ve Mal Paylaşımı</strong></h3>
<p>Boşanma davası ve mal paylaşımı hususunda 01.01.2002 öncesi ve sonrası dönemin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.<br />
Kural olarak mal paylaşımı, evlilik birliği içerisinde edinilen malların eşit olarak paylaştırılmasıdır. Ancak 01.01.2002 tarihinden önce yürürlükte olan Medeni Kanun’da mal ayrılığı rejimi kabul edildiği için, 01.01.2002 tarihinden önce satın alınan mallar üzerine kayıtlı olan eşin malı sayılmaktadır. Bu tarihten sonra satın alınan mallar açısından kural olarak yarı yarıya paylaştırılacaktır. Konuya ilişkin istisnai durumlar açısından hukuki destek almanızı önermekteyiz.</p>
<p>Evlenmeden önce alınan mallar açısından ise, 01.01.2002 öncesi ya da sonrası olması fark etmeksizin üzerine kayıtlı kişinin malı olup, evlilikteki mal paylaşımı hesabına katılmamaktadır.</p>
<p>Boşanma davasından sonra mal paylaşımı davası açılması hususunda detaylı bilgi almak için 0530 239 80 89 telefon numarasından ya da info@www.calinokcuhukuk.com adresinden uzman avukat kadromuz ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h3><strong>Boşanma Davasında Velayet</strong></h3>
<p>Eşlerin müşterek çocukları olması halinde, evlilik birliği içerisinde eşlerin ortak velayeti söz konusu iken boşanma ile birlikte evlilik sona erdiğinde hakimin çocuğun velayeti hususunda da karar vermesi gerekmektedir.</p>
<p>Boşanma sonucunda velayet, hakim tarafından anne veya babadan birine verilir. Türk hukukunda kural olarak, boşanma sonrası da ortak velayetin devam edeceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.</p>
<p>Velayetin kime verileceği hususunda hakimin geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Hakim, imkan varsa anne ve babayı dinler, çocuk vesayet altında ise vasinin düşüncesini alır. Ancak yine de hakim bunlarla bağlı değildir. Hakim yalnızca çocuğun menfaatleri ile bağlıdır. Bu hususta anne ve babanın anlaşması çocuğun menfaatlerine aykırı ise hakim bu anlaşma ile de bağlı değildir.</p>
<p>Velayetin verilmesinde, çocuğun kimin yanında olursa daha iyi yetişeceği en önemli husustur. Bu nedenle eşlerin mali durumları ya da boşanmadaki kusurları büyük önem teşkil etmez.</p>
<h3>Boşanma Davası Dilekçe Örneği</h3>
<p><strong>………. AİLE MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO:</strong> …… E.</p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>KONU :</strong> Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma talebimizden ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<p>Müvekkil ile davalı eşi 01.01.2010 tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten 01.01.2011 doğum tarihli XXXX ve 01.01.2012 doğum tarihli XXXX olmak üzere 2 adet müşterek çocukları bulunmaktadır.</p>
<p>…….</p>
<p>Müvekkil ve davalı eşi arasında zamanla ortaya çıkan fikir ayrılıkları nedeniyle evlilik birliğini sürdürmek Müvekkil açısından katlanılamaz hale gelmiştir.</p>
<p>…….</p>
<p>Bu nedenle, tarafların boşanmalarına, müşterek her iki çocuğun velayetinin Müvekkile verilmesine, Müvekkil için aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine ve Müvekkil ve davalı eşinin müşterek çocukları için aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep zaruretimiz doğmuştur.</p>
<p>HUKUKİ SEBEPLER : TMK, HMK ve sair her türlü mevzuat.</p>
<p>DELİLLER :</p>
<p>Nüfus kayıtları</p>
<p>Tanık beyanları</p>
<p>Ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p>NETİCE VE TALEP : İzah edilen ve Sayın Mahkemeniz tarafından resen dikkate alınacak nedenler, tarafların boşanmasına karar verilmesini, müşterek 2 çocuğun velayetinin Müvekkile verilmesini, Müvekkil için aylık 500 TL ve müşterek çocuklar için aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ </strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/">Boşanma Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
