<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İcra ve İflas Hukuku &#8211; Calın &amp; Okçu Hukuk</title>
	<atom:link href="https://www.calinokcuhukuk.com/icra-ve-iflas-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.calinokcuhukuk.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Feb 2024 10:47:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.calinokcuhukuk.com/wp-content/uploads/2023/09/mor_balance.png</url>
	<title>İcra ve İflas Hukuku &#8211; Calın &amp; Okçu Hukuk</title>
	<link>https://www.calinokcuhukuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-kararlar/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-kararlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2022 07:22:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargılama sonunda mahkemece verilen kararın onaylı ve mühürlü suretine, ilam denilmektedir. İlamların icra edilebilmesi için kural olarak kesinleşmesi gerekmemektedir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarda düzenlendiği üzere bazı mahkeme kararları kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlardandır. Başka bir deyişle, ilamın icra yolu ile uygulanabilmesi için bazı mahkeme kararları açısından kesinleşme şartı aranmaktadır. &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-kararlar/">Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yargılama sonunda mahkemece verilen kararın onaylı ve mühürlü suretine, ilam denilmektedir. İlamların icra edilebilmesi için kural olarak kesinleşmesi gerekmemektedir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarda düzenlendiği üzere bazı mahkeme kararları kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlardandır. Başka bir deyişle, ilamın icra yolu ile uygulanabilmesi için bazı mahkeme kararları açısından kesinleşme şartı aranmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle somut uyuşmazlığa konu mahkeme kararının kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlardan olup olmadığının doğru şekilde tespiti ve süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Kararın Kesinleşmesi Nedir?</strong></h2>
<p>Mahkemece verilen kararlar, olağan kanun yoluna süresi içinde başvurulmaması ya da olağan kanun yollarının tüketilmesi ile kesinleşir.</p>
<p>Kesinleşmemiş mahkeme kararlarına karşı başvurulabilecek olağan kanun yolları itiraz, istinaf ve <a href="https://www.calinokcuhukuk.com/hukuk-davalarinda-temyiz/"><strong>temyiz</strong></a> olup mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yasal süresi içinde olağan kanun yollarına başvurulmaz veya olağan kanun yollarına başvuru hakkından feragat edilir ise; mahkeme kararı olağan kanun yollarına başvurulmaması üzerine kesinleşir.</p>
<p>Mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yasal süresi içinde olağan kanun yollarına başvurulur ise bu başvuru yollarının tüketilmesi itibariyle, başka bir deyişle itiraz, istinaf ve temyiz makamlarının vereceği karar üzerine, başvurulacak başka bir olağan kanun yolu kalmamış ise mahkemece verilen karar kesinleşir.</p>
<h2><strong>Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar Nelerdir?</strong></h2>
<p>İlamların icra edilebilmesi için kural olarak kesinleşmesi gerekmemekte ise de; aşağıda sayılan kararlar yönünden ilamın icra yolu ile uygulanabilmesi için “kesinleşme şartı” aranmaktadır:</p>
<ul>
<li>Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar ile ilama bağlı olarak hükmedilen fer’i nitelikteki yükümlülüklerin icrası Örneğin; tapu iptali ve tescil, önalım, ipoteğin fekki, <a href="https://www.calinokcuhukuk.com/ecrimisil-davasi/"><strong>ecrimisil davasına</strong></a> ilişkin ilam ve bu davalardaki ilamların fer’isi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti.</li>
<li>Aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar (Bazı nafaka kararları istisnadır) Örneğin; boşanma, evliliğin feshi ve butlanı, babalık davası, isim/soyisim/yaş/nesebin düzeltilmesi, çocuk ile şahsi ilişki kurulmasına ilişkin ilamlar ve bu ilamların fer’isi niteliğindeki faiz, yargılama giderleri, vekalet ücreti.</li>
<li>Yabancı mahkeme veya hakem kararlarının tenfizine ilişkin ilamlar</li>
<li>Menfi tespit ve <a href="https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/"><strong>menfi tespit davasına</strong></a> dönüşen istirdat davalarında verilen ilamlar</li>
<li>Kira bedelinin tespitine ilişkin ilamlar</li>
<li>Sayıştay ilamları</li>
<li>Ceza mahkemesi kararlarında hükmedilen yargılama gideri</li>
<li>CMK 141. madde kapsamında açılan “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” davasına ilişkin ilamlar</li>
<li>İstihkak davalarına ilişkin ilamlarda hükmedilen yargılama gideri</li>
<li>Bayrağına ve sicil kaydı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar</li>
</ul>
<h3><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?</strong></h3>
<p>Ortaklığın giderilmesi, bir diğer adıyla izale-i şüyu davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu yani birden fazla maliki olan taşınır ya da taşınmaz mallardaki ortaklığa son verilmesine yönelik bir davadır.</p>
<p>Bu kapsamda ortaklığın giderilmesi davası; taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalardan olduğundan, kesinleşmeden icraya konulabilmesi mümkün değildir.</p>
<h3><strong>Şikayet Üzerine Verilen Kararlar Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?</strong></h3>
<p>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/4 uyarınca; istinaf yoluna başvurunun, satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı hükme bağlandığından şikayet üzerine İcra Mahkemesi tarafından verilen kararların kesinleşmeden icraya konulabilmesi mümkündür.</p>
<p><em><strong>İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em><br />
<script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Ortaklığın Giderilmesi Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Ortaklığın giderilmesi, bir diğer adıyla izale-i şüyu davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu yani birden fazla maliki olan taşınır ya da taşınmaz mallardaki ortaklığa son verilmesine yönelik bir davadır. Bu kapsamda ortaklığın giderilmesi davası; taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalardan olduğundan, kesinleşmeden icraya konulabilmesi mümkün değildir."}},{"@type":"Question","name":"Şikayet Üzerine Verilen Kararlar Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363/4 uyarınca; istinaf yoluna başvurunun, satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı hükme bağlandığından şikayet üzerine İcra Mahkemesi tarafından verilen kararların kesinleşmeden icraya konulabilmesi mümkündür."}}]}</script></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-kararlar/">Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-kararlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstihkak Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/istihkak-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/istihkak-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2022 04:49:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=370</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstihkak davası, mülkiyet hakkı ve diğer sınırlı ayni haklara ilişkin bir dava türü olduğundan herhangi bir hak kaybına neden olunmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için info@www.calinokcuhukuk.com mail adresi veya 0530 239 80 89 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz. &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/istihkak-davasi/">İstihkak Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstihkak davası, mülkiyet hakkı ve diğer sınırlı ayni haklara ilişkin bir dava türü olduğundan herhangi bir hak kaybına neden olunmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Konu hakkında bilgi almak için <a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com"><strong>info@www.calinokcuhukuk.com</strong></a> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Hacizli Malın Borçlunun Elinde Bulunması Halinde İstihkak Davası</strong></h2>
<p>Borçlunun malları haczedilirken, bu malların aslında üçüncü bir kişiye ait olduğu iddiası söz konusu ise “istihkak iddiası” gündeme gelecektir. İstihkak iddia edilen mallar, borçluya ait olduğu çekişmeli olan mallardır.</p>
<p>Çekişmeli malın haczedildiğini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır; aksi halde istihkak iddiasında bulunma hakkını kaybeder.</p>
<p>İstihkak iddiası, haczi yapan icra müdürlüğüne bildirilir. Bunun üzerine, istihkak iddiası icra müdürlüğünce alacaklı ve borçluya bildirilir. Bu bildirim ile alacaklı ve borçlunun istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere 3 günlük süre verilir.<br />
Bu süre içinde; alacaklı ve borçlu tarafça istihkak iddiasına itiraz edilmez ise; istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.</p>
<p>Alacaklı ve/veya borçlu tarafça 3 günlük süre içinde istihkak iddiasına itiraz edilir ise; takip dosyası icra müdürlüğünce icra mahkemesine gönderilir. İcra mahkemesince icra takibinin devamı veya ertelenmesi hakkında bir karar verilir.</p>
<p>İcra mahkemesinin takibin ertelenmesine veya devamına karar vermesi üzerine; üçüncü kişi, icra mahkemesinin bu kararının kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde veya icra müdürlüğüne istihkak iddiasını bildirmeden haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde “istihkak davası” açabilir.</p>
<h2><strong>Hacizli Malın Üçüncü Kişinin Elinde Bulunması Halinde İstihkak Davası</strong></h2>
<p>Haczedilen mal, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Yani, üçüncü kişinin kabulü halinde mallar, üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılır. Bu halde, üçüncü kişinin elinde bulunan mallar da haczedilebilir.</p>
<p>Bu durumda, üçüncü kişi, malın elinde haczedildiği sırada hazır bulunmuş ise, hacizden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasını ileri sürebilir. Üçüncü kişide bulunan mal, üçüncü kişinin yokluğunda haczedilmiş ise; üçüncü kişi malın haczedildiğini öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasını ileri sürebilir.</p>
<p>Bir mal üçüncü kişinin elinde iken haczedilir ve üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunur ise; icra müdürü bu iddiayı haciz tutanağına geçirir ve üçüncü kişi ve borçluya karşı, alacaklı tarafından “istihkak davası” açılması için İİK m.99 uyarınca alacaklıya 7 günlük sürer verir.</p>
<h2><strong>İstihkak Davasında Taraflar</strong></h2>
<p>İstihkak davası; hacizli malın borçlunun elinde bulunması halinde istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi (davacı) tarafından, istihkak iddiasında bulunulan mala haciz koydurmuş ve istihkak iddiası var ise bu iddiaya itiraz etmiş olan alacaklıya (davalı) karşı açılır.</p>
<p>Borçlu tarafça istihkak iddiasında bulunulan malın kendisine ait olduğu iddia edilmiş ise; üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında borçlu taraf da alacaklı ile birlikte davalı olacaktır.</p>
<p>İstihkak davası; hacizli malın üçüncü kişinin elinde bulunması halinde alacaklı (davacı) tarafından, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi ve borçluya (davalı) karşı açılır.</p>
<h2><strong>İstihkak Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></h2>
<p>İstihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi tarafından açılacak istihkak davalarında yetkili mahkeme alacaklının yerleşim yeri mahkemesi, görevli mahkeme ise İcra Mahkemesidir.</p>
<p>Alacaklı tarafından açılacak istihkak davalarında yetkili mahkeme üçüncü kişinin yerleşim yeri mahkemesi, görevli mahkeme ise İcra Mahkemeleridir.</p>
<p>Miras sebebiyle açılacak istihkak davalarında yetkili mahkeme mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesi, görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemeleridir.</p>
<h2><strong>Miras Sebebiyle Açılan İstihkak Davası</strong></h2>
<p>Miras sebebiyle istihkak davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 637 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup yasal veya atanmış mirasçı tarafından, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimselere karşı açılabilecek bir dava türüdür.</p>
<p>Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi ise yirmi yıldır.</p>
<h2><strong>İstihkak Davasında Zamanaşımı Var Mıdır?</strong></h2>
<p>Üçüncü kişi tarafından açılacak istihkak davası, icra mahkemesinin takibin ertelenmesine veya devamına karar vermesi üzerine; üçüncü kişi tarafından icra mahkemesinin bu kararının kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde veya icra müdürlüğüne istihkak iddiasını bildirmeden haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde açılabilmektedir.</p>
<p>Alacaklı tarafından açılacak istihkak davası, üçüncü kişinin elinde bulunan malın haczedilmesi ve üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması üzerine; icra müdürü tarafından bu iddianın haciz tutanağına geçirilmesinden itibaren 7 gün içinde açılabilmektedir.</p>
<p>Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi ise yirmi yıldır.</p>
<h2><strong>İstihkak Davasının Sonuçları Nelerdir?</strong></h2>
<h3><strong>Üçüncü Kişi Tarafından Açılan İstihkak Davasının Sonuçları:</strong></h3>
<p><strong>İstihkak Davasının Reddi</strong></p>
<p>Öncelikle, istihkak davası üçüncü kişi tarafından 7 günlük yasal süresi içinde açılmamış ise dava süre aşımından reddedilecektir.<br />
İcra mahkemesince, üçüncü kişinin istihkak iddiasının haksız olduğuna kanaat getirilir ise; istihkak davası esastan reddedilecektir. Bu halde, kararın kesinleşmesi ile birlikte istihkak iddiasında bulunulan mallara konulmuş olan haciz kesinleşecektir.</p>
<p>İstihkak davasının reddi üzerine alacaklı, hacizli malın satışını isteyebilir. Alacaklının hacizli malın satışını isteyebilmesi için, icra mahkemesince verilen istihkak davasının reddi kararının kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak davanın reddi kararına karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş ise; davacı taraf icra dairesinden icranın geri bırakılması prosedürüne uyarak mühlet isteyebilecektir.</p>
<p>İstihkak davası üzerine, icra mahkemesince öncelikle takibin ertelenmesine ve dava sonucunda davanın reddine karar verilmiş ise; alacaklının alacağından istihkak davası dolayısıyla geciken miktarın %20’sinden az olmamak üzere, davacı tarafça, davalı alacaklıya tazminat ödenmesine hükmedilir.</p>
<p><strong>İstihkak Davasının Kabulü</strong></p>
<p>İcra mahkemesince, üçüncü kişinin istihkak iddiasının haklı olduğuna kanaat getirilir ise; istihkak davası kabul edilecektir. Bu halde, davacı üçüncü kişi tarafından iddia edilen hak “mülkiyet hakkı” ise; icra mahkemesince mal üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilir.</p>
<p>İstihkak davasının kabulü üzerine; icra mahkemesi, istihkak iddiasına kötü niyetle itiraz etmiş olan davalı alacaklı tarafından davacı tarafa, hacizli malın değerinin %15’inden az olmamak üzere tazminat ödenmesine hükmedilir. Ayrıca haksız yere malı haczedilen üçüncü kişi, bu haciz sebebi ile doğan zararını genel mahkemelerde açacağı ayrı bir dava ile alacaklı taraftan talep edebilecektir.</p>
<h3><strong>Alacaklı Tarafından Açılan İstihkak Davasının Sonuçları:</strong></h3>
<p><strong>İstihkak Davasının Reddi</strong></p>
<p>Öncelikle, istihkak davası alacaklı tarafından 7 günlük yasal süresi içinde açılmamış ise dava süre aşımından reddedilecektir.<br />
İcra mahkemesince, üçüncü kişinin istihkak iddiasının haklı olduğuna kanaat getirilir ise; alacaklının açtığı istihkak davası esastan reddedilecektir. Bu halde, icra mahkemesince mal üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilir.</p>
<p>İstihkak davasının reddine karar veren icra mahkemesi, istihkak davası açan davacı alacaklı tarafından davalıya asgari %15 tazminat ödenmesine hükmedemez.</p>
<p>Haksız yere malı haczedilen üçüncü kişi, bu haciz sebebi ile doğan zararını genel mahkemelerde açacağı ayrı bir dava ile alacaklı taraftan talep edebilecektir.</p>
<p><strong>İstihkak Davasının Kabulü</strong></p>
<p>İcra mahkemesince, üçüncü kişinin istihkak iddiasının haksız olduğuna kanaat getirilir ise; alacaklı tarafından açılan istihkak davası kabul edilecektir. Bu halde, kararın kesinleşmesi ile birlikte istihkak iddiasında bulunulan mallara konulmuş olan haciz kesinleşecektir.</p>
<p>İstihkak davasının kabulü üzerine alacaklı, hacizli malın satışını isteyebilir. İstihkak davasının kabulü kararı davalı üçüncü kişi tarafından istinaf edilirse, üçüncü kişi tarafından icra dairesine teminat yatırılarak icranın durdurulmasına karar verilmesi istenebilir.</p>
<h3><strong>İstihkak Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h3>
<p>İstihkak davasının süresi somut olayın koşullarına ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 1-1,5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.</p>
<h3><strong>İstihkak Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p><strong>….. İCRA HUKUK MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX (Alacaklı)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> 1-XXXXXXX (Borçlu)</p>
<p>2-XXXXXXX (Üçüncü kişi)</p>
<p><strong>KONU :</strong> İİK 99’a göre istihkak davamızdan ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<ol>
<li>… İcra Müdürlüğünün &#8230;/&#8230; Esas sayılı ve &#8230; İcra Müdürlüğünün &#8230;/&#8230; Talimat sayılı dosyası borçlusunun … tarihinde … adresindeki iş yerine hacze gidilmiş ancak iş yerinde davalı şirket yetkilisi hazır bulunarak, haciz mahallinde bulunan tüm menkullerin davalı şirkete ait olduğunu, bundan dolayı yapılan hacizlere İSTİHKAK iddiasında bulunarak itiraz etmiştir. … İcra Müdürlüğü, davalı üçüncü şahsın istihkak iddiasına göre, yapılan haczi İİK 99’a göre kabul ederek tarafımıza istihkak davası açmak için 7 gün süre vermiştir. Yasal süreler içerisinde açılan davanın aşağıdaki nedenlerle kabulünü talep etmekteyiz.</li>
<li>…….</li>
<li>Açıklanan nedenlerle davalı borçlu ile istihkak iddiasında bulunan davalı üçüncü şahsın yapmış oldukları işlerin iştigal konuları aynı olup aralarındaki organik bağı şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterir niteliktedir.</li>
<li>Tüm bu somut ve hukuki delillerimizin ışığında, açılan davanın kabulünü talep etmekteyiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası, … İcra Müdürlüğü’nün …/… Talimat sayılı dosyası, Ticaret sicil kayıtları, Haciz tutanağı, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, İİK ve ilgili yasal mevzuat.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, hacizli menkullerin üzerindeki, davalı (üçüncü şahsın) usule uygun olamayacak şekilde yapmış olduğu istihkak iddiasının reddi ile … İcra Müdürlüğü’nün &#8230;/&#8230; Esas sayılı ve &#8230; İcra Müdürlüğü’nün &#8230; Talimatsayılı dosyasındaki İİK 99’a göre yapılan haciz işlemlerinin iptali ile haciz mahallinde haciz işlemi yapılan menkullerin borçluya ait olduğunun tespiti ile İİK 97’e göre işlem yapılması yönünde karar verilmesini, davalıların %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong><br />
<strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/istihkak-davasi/">İstihkak Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/istihkak-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtirazın İptali Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/itirazin-iptali-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/itirazin-iptali-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2022 08:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borçlu, aleyhine başlatılmış olan icra takibine itiraz etmiş ise; alacaklı tarafından itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde “itirazın iptali davası” açılabilir. İtirazın İptali Davası Nedir? İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenmiş olup işbu dava kapsamında alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerekmektedir. İtirazın iptali &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/itirazin-iptali-davasi/">İtirazın İptali Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Borçlu, aleyhine başlatılmış olan icra takibine itiraz etmiş ise; alacaklı tarafından itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde “itirazın iptali davası” açılabilir.</p>
<h2><strong>İtirazın İptali Davası Nedir?</strong></h2>
<p>İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenmiş olup işbu dava kapsamında alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerekmektedir.</p>
<p>İtirazın iptali davası, alacaklının alacağının varlığına rağmen borçlu tarafından icra takibine haksız şekilde itiraz edildiği hallerde gündeme geleceğinden ve işbu davanın açılması zamanaşımına tabi olduğundan; hak kaybına uğranmaması adına süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com">info@www.calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>İtirazın İptali Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<p>Borçlunun icra takibine itirazı üzerine takip duracağından; alacaklının itirazı hükümden düşürüp icra takibine devam edebilmesi için genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması ya da icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekmektedir.</p>
<p>Alacaklının durmuş olan icra takibine devam edebilmesi için başvuracağı hukuki yol bakımından seçimlik hakkı mevcuttur.</p>
<p>İtirazın iptali davasında mahkemece genel hükümlere göre, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda borçlunun borcu olup olmadığı araştırılır. Buna karşın alacaklı tarafından icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurulabilmesi için alacaklının elinde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 68.maddesinde düzenlenen belgelerden birinin bulunması koşulu aranmaktadır.</p>
<p>Alacaklı tarafından genel hükümlere göre, itirazın iptali davası açılacak ise, itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık sürede genel mahkemelerde dava açabilecektir.</p>
<h2><strong>İtirazın İptali Davasının Şartları</strong></h2>
<p>Borçlu tarafından takibe yapılan itirazın hükümden düşmesi ve duran icra takibine devam edilebilmesi için, aşağıda yer alan koşullar sağlanıyor ise alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılabilecektir:</p>
<ul>
<li>Hukuka uygun bir ilamsız icra takibi bulunmalı.</li>
<li>Borçlu tarafça icra takibine usulüne uygun ve süresi içinde itiraz edilmiş olmalı.</li>
<li>Borçlu tarafça takibe sadece yetki yönünden itirazda bulunulmamış olmalı.</li>
<li>Dava, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmış olmalı.</li>
<li>Alacaklının, davayı açmakta hukuki yararı bulunmalı.</li>
</ul>
<h2><strong>İtirazın İptali Davasında Zamanaşımı</strong></h2>
<p>Alacaklı taraf, borçlu tarafın aleyhine başlatılmış olan icra takibine süresi içinde itiraz etmesi üzerine, itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilecektir.</p>
<p>Alacaklı taraf, 1 yıllık süre içinde itirazın iptali davası açmaz ise; takip düşecektir. Bu nedenle öngörülen sürenin kaçırılması hak kaybı yaratabileceğinden süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<h2><strong>İtirazın İptali Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></h2>
<p>İtirazın iptali davalarında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak dava konusu alacak niteliği gereği özel mahkemelerin görev alanına giriyor ise; itirazın iptali davasının özel mahkemelerde açılması gerekecektir.</p>
<p>İtirazın iptali davalarında yetkili mahkeme hususu tartışmalı ise de; Yargıtay’a göre yetkili mahkeme takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h3><strong>İtirazın İptali Davası Hangi Yargılama Usulüne Tabidir?</strong></h3>
<p>İtirazın iptali davası, basit yargılama usulüne tabidir. İtirazın iptali davasının davacısı takip alacaklısı, davalısı ise takip borçlusudur.</p>
<p>İtirazın iptali davası, bir eda davasıdır. Davacı alacaklı tarafından, genel hükümler uyarınca borçlunun itirazının iptali ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilecek ve dava genel hükümlere göre görülecektir.</p>
<h3><strong>İtirazın İptali Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h3>
<p>İtirazın iptali davasının süresi somut olayın koşullarına ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 1-2 yılda sonuçlanmaktadır.</p>
<h3><strong>İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mudur?</strong></h3>
<p>İtirazın iptali davası, kural olarak arabuluculuğa tabi değildir. Ancak dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması zorunlu olan bir alacak türü için ilamsız icra takibi başlatıldığında, itirazın iptali davası açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu doğacaktır. Örneğin, takibe ve itirazın iptali davasına konu alacak ticari nitelik taşıyor ve dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak ise; arabuluculuk ticari dava şartıdır ve dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.</p>
<h3><strong>İtirazın İptali Davasında Dava Değeri ve Harç Tutarı Nasıl Belirlenir?</strong></h3>
<p>İtirazın iptali davasında harca esas olacak dava değeri, takibe konu edilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanır. İcra masraflara, harca esas olacak dava değerine dahil edilmez.</p>
<p>İtirazın iptali davası, genel hükümlere göre nispi harca tabidir.</p>
<p>492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca; ilamsız takiplerde alacaklı takip talebinde bulunurken icra müdürlüğüne binde beş peşin harç yatırır. Bu tutar itirazın iptali davası açılırken alacaklıya geri verilebileceği gibi, alacaklının talebi halinde itirazın iptali davası için ödenecek harçtan mahsup da edilebilir.</p>
<h3><strong>İtirazın İptali Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p><strong>….. MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX (Alacaklı)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX (Borçlu)</p>
<p><strong>KONU :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası kapsamında davalı tarafından haksız olarak yapılan ve ../../…. tarihinde Müvekkile tebliğ edilen itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimizden ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<ol>
<li>Müvekkil tarafından, davalıya ….. sebebi ile banka kanalıyla borç olarak … TL ödeme yapılmış ve borcun vade tarihi olarak ../../…. tarihi belirlenmiştir.</li>
<li>Davalıya, Müvekkil tarafından defalarca hem şifahi hem de mesaj ve WhatsApp yazışmaları ile borcunun olduğu ve vadesinin geldiği bildirilmiş ve söz konusu borcu ödemesi istenmiş ise de davalı tarafından borç kabul edilmiş ancak Müvekkile ödeme yapılmamıştır.</li>
<li>Davalı tarafça söz konusu borcun ödenmemesi neticesinde, Müvekkil tarafından … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosya numarası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ise de; davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde takibe itiraz edilmesi neticesinde takip durmuştur. Takibin devamı ve söz konusu itirazın kaldırılması için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası, Banka kayıtları, Mesaj kayıtları, WhatsApp yazışmaları, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, İİK, TBK ve ilgili yasal mevzuat.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, kötüniyetli davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong><br />
<strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/itirazin-iptali-davasi/">İtirazın İptali Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/itirazin-iptali-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menfi Tespit Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2022 12:33:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken, alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Bu tür tespit davalarına, “menfi tespit davası” denilmekte olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Borçlunun borcu bulunmadığının tespit edilmesi halinde, icra takibi duracaktır. Menfi Tespit Davası Nedir? Menfi tespit davası, bir olumsuz tespit türü olup borçlunun borcu bulunmadığının tespiti &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/">Menfi Tespit Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken, alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Bu tür tespit davalarına, “menfi tespit davası” denilmekte olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Borçlunun borcu bulunmadığının tespit edilmesi halinde, icra takibi duracaktır.</p>
<h2><strong>Menfi Tespit Davası Nedir?</strong></h2>
<p>Menfi tespit davası, bir olumsuz tespit türü olup borçlunun borcu bulunmadığının tespiti için açılması gereken bir dava türü olduğundan ve borçlunun borcu bulunmadığı halde cebri icra tehdidi ile ödeme yapması gerekliliğini doğurabileceğinden süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com">info@www.calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Menfi Tespit Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<p>Borçlu ya da İİK’nın 89.maddesinde gösterilen üçüncü kişi; alacaklı ya da alacaklılara karşı, icra takibinden önce veya icra takibinden sonra, aşağıda yer alan koşullar sağlanıyor ise menfi tespit davası açabilecektir:</p>
<ul>
<li>Borçlunun borcu bulunmamalı.</li>
<li>Ortada bir borç konusu olmamalı.</li>
<li>Takip hiçbir nedene dayanmamalı.</li>
<li>Borç doğuran bir sebep bulunmamalı.</li>
</ul>
<p>İcra takibinden önce açılan menfi tespit davası, takibi durdurmaz. Mahkeme başvuru üzerine, icra takibinin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu takdirde alacağın %15’inden az olmamak üzere borçludan teminat göstermesini isteyecektir. (İİK m.72/2)</p>
<p>İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, takibi durdurmaz ve ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15’inden az olmamak üzere teminat gösterdiği takdirde alacağın %15’inden az olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (İİK m.72/3)</p>
<h2><strong>Menfi Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?</strong></h2>
<p>Menfi tespit davalarında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak dava konusu alacak niteliği gereği özel mahkemelerin görev alanına giriyor ise; menfi tespit davasının özel mahkemelerde açılması gerekecektir.</p>
<p>Menfi tespit davalarında yetkili mahkeme ise; davalının (alacaklının) yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h2><strong>Menfi Tespit Davasında İspat</strong></h2>
<p>Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.</p>
<p>Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkar etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).</p>
<p>Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK&#8217;nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.</p>
<p>Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Yargıtay HGK 2021/19-659 E. 2022/82 K. 8.2.2022 T.)</p>
<h2><strong>Menfi Tespit Davasında Zamanaşımı</strong></h2>
<p>Menfi tespit davalarına ilişkin özel bir zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak borçlu taraf, icra takibi açılmasının akabinde cebri icra tehdidi altında takibe konu borcu ödemiş ise; ödediği paranın geri alınabilmesi için ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde istirdat (geri alma davası) davası açabilecektir.</p>
<p>Menfi Tespit Davasının Olası Sonuçları</p>
<p>Dava, alacaklı lehine sonuçlanırsa (dava reddedilir ise) borcun varlığı tespit edilmiş olur. Daha önce verilmiş ihtiyati tedbir kararı var ise ihtiyati tedbir kararı kalkar ve alacaklı takibe devam eder.</p>
<p>Alacaklının, ihtiyati tedbir kararı verilmesi sebebi ile alacağını geç almasından kaynaklı uğradığı zararın borçludan tahsiline karar verilecektir. Ancak borçludan tahsiline karar verilen tazminat tutarı, takip konusu alacağın %20’sinden az olmayacaktır. Karar kesinleşince alacaklı, ihtiyati tedbirden dolayı alacağını geç almaktan doğan zararlarını borçlunun gösterdiği teminattan alacaktır.<br />
Dava, borçlu lehine sonuçlanırsa (dava kabul edilir ise) icra takibi hemen duracaktır. Kararın kesinleşmesi halinde ise, icra takibi iptal edilir.</p>
<p>Davanın sonuçlanmasından önce borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar, mallar satılmış ise satış bedeli borçluya ödenir.</p>
<p>Alacaklı haksız yere borçlunun menfi tespit davası açmasına neden olmuşsa, borçlunun istemi ile, borçlunun uğradığı zararının da alacaklıdan tahsiline karar verilecektir. Ancak alacaklıdan tahsiline karar verilen tazminat tutarı, takip konusu alacağın %20’sinden az olmayacaktır.</p>
<h3><strong>Menfi Tespit ve İstirdat Davası Birlikte Açılabilir mi?</strong></h3>
<p>Borçlu, menfi tespit davasından dolayı ihtiyati tedbir kararı almamış, borç da ödenmiş olursa o zaman menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilecektir. Başka bir deyişle, menfi tespit davası istirdat davasına dönüşecektir.</p>
<p>Borçlu, icra takibine itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalır ise, ödeme gününden itibaren 1 yıl içinde genel kurallar uyarınca mahkemeye başvurarak paranın iadesini isteyebilir.</p>
<p>Borçlu tarafça ödeme yapılmadan önce menfi tespit davası açılmış ise; menfi tespit davası, istirdat davasına dönüşür. Borçlu tarafça, ödenen miktarın istirdat davası ile geri istenmesi için istirdat davası açılması söz konusu olduğundan; menfi tespit davası ile istirdat davasının birlikte açılması değil, açılmış olan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi söz konusudur.</p>
<h3><strong>Borçtan Kurtulma Davası ile Menfi Tespit Davası Arasındaki Fark Nedir?</strong></h3>
<p>Borçlu, aleyhine başlatılmış olan icra takibine itiraz etmiş ve icra mahkemesince itirazı geçici olarak kaldırılmış ise; icra takibine devam edilmesini önlemek için itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine 7 gün içinde “borçtan kurtulma davası” açabilir.<br />
Borçtan kurtulma davası, niteliği gereği bir menfi tespit davası olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 69/2. maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken, menfi tespit davası açarak alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Ancak borçlu menfi tespit davasını, icra takibinden sonra ve icra mahkemesince verilmiş olan itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine 7 günlük süre içinde açarsa; işbu davaya borçtan kurtulma davası denilecektir.</p>
<h3><strong>Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p><strong>….. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX (Borçlu)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX (Alacaklı)</p>
<p><strong>KONU :</strong> Müvekkilin davalıya borcu bulunmadığının tespiti talebimizden ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Davalı, müvekkil hakkında … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile … TL’lik icra takibi başlatmıştır.</p>
<p>Davalının takip dayanağı … TL’lik bono senedidir. Ancak müvekkilin …. sebepleri ile davalı tarafa borcu bulunmamaktadır.</p>
<p>Bu nedenle; davalı tarafça müvekkil aleyhine haksız olarak icra takibi başlatıldığından; müvekkilin davalı/alacaklı tarafa borcu bulunmadığının tespiti gerekmektedir.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası, … günlü bono senedi, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, İİK ve ilgili yasal mevzuat.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, davamızın kabulü ile müvekkilin davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespiti ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong><br />
<strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/">Menfi Tespit Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/menfi-tespit-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borçtan Kurtulma Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/borctan-kurtulma-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/borctan-kurtulma-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2022 12:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borçlu, aleyhine başlatılmış olan icra takibine itiraz etmiş ve icra mahkemesince itirazı geçici olarak kaldırılmış ise; icra takibine devam edilmesini önlemek için itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine 7 gün içinde “borçtan kurtulma davası” açabilir. Borçtan Kurtulma Davası Nedir? Borçtan kurtulma davası, niteliği gereği bir menfi tespit davası olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 69/2. maddesinde &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/borctan-kurtulma-davasi/">Borçtan Kurtulma Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Borçlu, aleyhine başlatılmış olan icra takibine itiraz etmiş ve icra mahkemesince itirazı geçici olarak kaldırılmış ise; icra takibine devam edilmesini önlemek için itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine 7 gün içinde “borçtan kurtulma davası” açabilir.</p>
<h2><strong>Borçtan Kurtulma Davası Nedir?</strong></h2>
<p>Borçtan kurtulma davası, niteliği gereği bir menfi tespit davası olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 69/2. maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken, menfi tespit davası açarak alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Ancak borçlu menfi tespit davasını, icra takibinden sonra ve icra mahkemesince verilmiş olan itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine 7 günlük süre içinde açarsa; işbu davaya borçtan kurtulma davası denilecektir.</p>
<p>Borçtan kurtulma davası, borçlunun borcu bulunmadığının tespiti için açılması gereken bir dava türü olduğundan ve borçlunun borcu bulunmadığı halde cebri icra tehdidi ile ödeme yapması gerekliliğini doğurabileceğinden süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com">info@www.calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <strong><a href="tel:05302398089">0530 239 80 89</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Borçtan Kurtulma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></h2>
<p>Borçtan kurtulma davalarında <strong>görevli mahkeme</strong>, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak dava konusu alacak niteliği gereği özel mahkemelerin görev alanına giriyor ise; menfi tespit davasının özel mahkemelerde açılması gerekecektir.</p>
<p>Borçtan kurtulma davalarında <strong>yetkili mahkeme</strong> ise; davalının (alacaklının) yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h2><strong>Borçtan Kurtulma Davasında Zamanaşımı</strong></h2>
<p>Borçlu taraf, <strong>itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde</strong> borçtan kurtulma davası açabilecektir. 7 günlük süre; hak düşürücü süre olup 7 günlük süre geçtikten sonra borçtan kurtulma davası açılması mümkün değildir.</p>
<p>Borçlu tarafça 7 günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açılmazsa; itirazın geçici kaldırılması kararı kesin kaldırma kararına dönüşür ve alacaklı tarafça icra takibine devam edilerek borçlunun mallarının haczedilmesi istenebilir. Bu nedenle hak düşürücü sürenin kaçırılması hak kaybı yaratabileceğinden süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<h2><strong>Borçtan Kurtulma Davasında Teminat Gösterme Zorunluluğu</strong></h2>
<p>Borçtan kurtulma davasının dinlenebilmesi için; <strong>dava konusu alacağın yüzde 15’inin</strong> ilk duruşma gününe kadar teminat olarak gösterilmesi zorunludur. Borçlu taraf teminatı yatırmaz ise dava reddedilir. (İİK 69/2)</p>
<h3><strong>Borçtan Kurtulma Davasının Olası Sonuçları</strong></h3>
<p><strong>Dava, alacaklı lehine sonuçlanırsa (dava reddedilir ise)</strong> borcun varlığı tespit edilmiş olur. İtirazın geçici kaldırılması kararı kesin kaldırma kararına dönüşür ve alacaklı tarafça icra takibine devam edilerek borçlunun mallarının haczedilmesi istenebilir. Borçlunun mallarına geçici haciz konulmuş ise bu haciz de kesin hacze dönüşür ve alacaklı tarafça hacizli malların satışı istenebilir.</p>
<p>Borçlu tarafça karara karşı istinaf yoluna başvurulması, kural olarak hükmün icrasına engel olmaz. Ancak borçlu taraf İİK 36. madde hükümlerini yerine getirerek, icra dairesinden mühlet isteyebilir. (İİK 69/4)</p>
<p>Borçlu taraf, alacaklı tarafa takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilir. Yargılama giderleri de borçlu tarafa yükletilecektir.</p>
<p>Dava, borçlu lehine sonuçlanırsa (dava kabul edilir ise) icra takibi hemen duracaktır. Kararın kesinleşmesi halinde ise, icra takibi iptal edilir.</p>
<p>Davanın sonuçlanmasından önce borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar, mallar satılmış ise satış bedeli borçluya ödenir.</p>
<p>Davalı alacaklı taraf, davacı borçlu tarafa takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilir.</p>
<p>Yargılama giderleri de alacaklı tarafa yükletilecektir.</p>
<h3><strong>Borçtan Kurtulma Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p><strong>….. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX (Borçlu)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX (Alacaklı)</p>
<p><strong>KONU :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası kapsamında iddia edilen borcun yokluğunun İİK m.69 uyarınca tespit edilmesi ve Müvekkilin borçtan kurtulması talebimizden ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>1- Davalı alacaklı … İcra Müdürlüğünün …/… Esas sayılı icra takip dosyası ile Müvekkil aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış ve alacağını bir senede dayandırmıştır. Yapılan takibin dayanağı olan senet Müvekkile ait olmadığından, Müvekkil tarafından senet altındaki imzaya itirazda bulunulmuştur. Müvekkil tarafından yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.</p>
<p>2- Alacaklı, icra mahkemesine başvurarak itirazın geçici olarak kaldırılmasını talep etmiş, icra mahkemesi imzanın Müvekkile ait olduğu sonucuna vararak itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar vermiştir. Bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 69. maddesine göre süresi içinde işbu borçtan kurtulma davası açılmıştır. Yapılacak ayrıntılı inceleme ile icra takibine konu senet altındaki imzanın Müvekkile ait olmadığı anlaşılacaktır.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin …/… Esas sayılı dosyası, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, İİK m.69 ve ilgili yasal mevzuat.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, Mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde Müvekkilin borcu bulunmadığının tespitine, davalının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong><br />
<strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><em><strong>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</strong></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/borctan-kurtulma-davasi/">Borçtan Kurtulma Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/borctan-kurtulma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstirdat Davası</title>
		<link>https://www.calinokcuhukuk.com/istirdat-davasi/</link>
					<comments>https://www.calinokcuhukuk.com/istirdat-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Calın&#38;Okçu Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 12:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçeriklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İcra ve İflas Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.calinokcuhukuk.com/?p=234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakkında yapılan icra takibine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş ise de itirazı İcra Mahkemesince kaldırılmış olan borçlu, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle borçlu olmadığı parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış ise; ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açarak ödediği paranın geriye alınmasını isteyebilir. Bu tür davalara “istirdat (geri alma) davası” denilmekte olup 2004 sayılı &#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/istirdat-davasi/">İstirdat Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkında yapılan icra takibine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş ise de itirazı İcra Mahkemesince kaldırılmış olan borçlu, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle borçlu olmadığı parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış ise; ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açarak ödediği paranın geriye alınmasını isteyebilir. Bu tür davalara “istirdat (geri alma) davası” denilmekte olup 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<h2><strong>İstirdat Davası Nedir?</strong></h2>
<p>İstirdat davası, borçlu görünen tarafın borcu olmadığı halde, icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalması durumunda ödenen paranın iadesi için açılacağından ve dava açılmaması hak kaybı yaratabileceğinden süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için <strong><a href="mailto:info@www.calinokcuhukuk.com">info@www.calinokcuhukuk.com</a></strong> mail adresi veya <a href="tel:05302398089"><strong>0530 239 80 89</strong></a> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2><strong>İstirdat Davasının Şartları</strong></h2>
<p>Borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi (borçlu) veya kişiler, icra takibi yapan alacaklı veya alacaklılara karşı, aşağıda yer alan koşullar sağlanıyor ise istirdat davası açabilecektir:</p>
<ul class="liste">
<li>İcra takibine itiraz edilmemiş olmalı.</li>
<li>İcra takibine itiraz edilmiş ise, bu itiraz İcra Mahkemesince kaldırılmış olmalı.</li>
<li>İcra takibine konu para, borçlu tarafından tamamen İcra Müdürlüğüne ödenmiş olmalı.</li>
<li>Dava, ödeme gününden itibaren 1 yıl içinde açılmalı.</li>
</ul>
<h2><strong>İstirdat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</strong></h2>
<p>İstirdat davalarında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak dava konusu alacak niteliği gereği özel mahkemelerin görev alanına giriyor ise; menfi tespit davasının özel mahkemelerde açılması gerekecektir.</p>
<p>İstirdat davalarında yetkili mahkeme ise; davalının (alacaklının) yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>
<h2><strong>İstirdat Davasında Zamanaşımı</strong></h2>
<p>Borçlu taraf, icra takibi açılmasının akabinde cebri icra tehdidi altında takibe konu borcu ödemiş ise; ödediği paranın geri alınabilmesi için ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde istirdat (geri alma davası) davası açabilecektir. 1 yıllık süre; hak düşürücü süre olup 1 yıllık süre geçtikten sonra dava açılması mümkün değildir.</p>
<h2><strong>İstirdat Davasında Yargılama Usulü</strong></h2>
<p>Mahkemece basit yargılama usulü uygulanacaktır.</p>
<p>İcra takip dosyası getirtilerek davacının, borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalmış olup olmadığı araştırılacaktır. Davacı borçlu tarafça icra takibinin kesinleşmesi üzerine takip konusu paranın davalı alacaklıya ödenmiş olması gerekmektedir. İcra takibi devam ediyor ise istirdat davası açılamaz.</p>
<p>Mahkemece, davanın süresi içinde (ödeme gününden itibaren 1 yıllık sürede) açılıp açılmadığı araştırılır.</p>
<p>Ödemenin “tamamen” yapılmış olması zorunludur. Takibe konu tutar kısmen ödenmiş ve istirdat davası açılmış ise dava reddedilir.<br />
Davacıdan yalnızca paranın verilmesi lazım gelmediğinin ispatı istenecektir, ayrıca hata sonucu ödediğini ispat etmesine gerek bulunmamaktadır.</p>
<h2><strong>İstirdat Davasının Olası Sonuçları</strong></h2>
<p>Dava, alacaklı lehine sonuçlanırsa (dava reddedilir ise) borçlu, alacaklı tarafça ödenen yargılama giderlerini alacaklı tarafa ödemeye mahkum edilir.</p>
<p>Dava, borçlu lehine sonuçlanırsa (dava kabul edilir ise) alacaklı, borçlu tarafın icra takibi sebebi ile ödemek zorunda kaldığı takip konusu tutarın yanısıra, aynı zamanda icra takibi sebebi ile ödediği icra harç ve giderlerini ve istirdat davası sebebi ile ödediği yargılama giderlerini de borçlu tarafa ödemeye mahkum edilir.</p>
<p>Bununla birlikte; davacı borçlu tarafça istirdat davası açılırken faiz talep edilmiş ise; davalı alacaklı tarafından dava sonunda davacı borçlu tarafa, ödeme tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi de ödenecektir.</p>
<p>Borçlu taraf, istirdat davası sonucunda verilen davanın kabulüne ilişkin kararı ilam kesinleşmeden icraya koyabilir. Ancak İİK m. 72/2 gereğince istirdat davasına dönüşen menfi tespit davası sonucunda verilen davanın kabulü kararı kesinleşmeden icraya konulamaz.</p>
<h2><strong>Menfi Tespit ve İstirdat Davası Birlikte Açılabilir mi?</strong></h2>
<p>Borçlu, menfi tespit davasından dolayı ihtiyati tedbir kararı almamış, borç da ödenmiş olursa o zaman menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilecektir. Başka bir deyişle, menfi tespit davası istirdat davasına dönüşecektir.</p>
<p>Borçlu, icra takibine itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalır ise, ödeme gününden itibaren 1 yıl içinde genel kurallar uyarınca mahkemeye başvurarak paranın iadesini isteyebilir.</p>
<p>Borçlu tarafça ödeme yapılmadan önce menfi tespit davası açılmış ise; menfi tespit davası, istirdat davasına dönüşür. Borçlu tarafça, ödenen miktarın istirdat davası ile geri istenmesi için istirdat davası açılması söz konusu olduğundan; menfi tespit davası ile istirdat davasının birlikte açılması değil, açılmış olan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi söz konusudur.</p>
<h3><strong>İstirdat Davası Yerine Sebepsiz Zenginleşme Davası Açılabilir mi?</strong></h3>
<p>Herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan hatalı ödemeler sebepsiz zenginleşme kuralları gereği geri istenebilir. (HGK T. 5.13.1984, 13/387 – 997)</p>
<p>İstirdat davasında esasen genel ispat kuralları geçerlidir. Ancak 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72/8. maddesi uyarınca davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Başka bir deyişle, istirdat davasında borçlu borcunu cebri icra tehdidi altında ödediğinden, ayrıca hata sonucu ödediğini ispat etmesine gerek bulunmamaktadır.</p>
<p>Bu kapsamda istirdat davasında, sebepsiz zenginleşme davasından farklı olarak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesine göre kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat etmesi koşulu aranmamıştır.</p>
<p>Sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.</p>
<p>İstirdat davası, ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğundan; bu süreyi kaçıran borçlu tarafça Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Ancak sebepsiz zenginleşme davası da belli koşullara ve süreye tabi olduğundan alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.</p>
<h3><strong>İstirdat Davası Arabuluculuğa Tabi Midir?</strong></h3>
<p>İstirdat davası, kural olarak arabuluculuğa tabi değildir. Ancak istirdat davasına konu alacak ticari nitelik taşıyor ve dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak ise; arabuluculuk ticari dava şartıdır ve dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.</p>
<h3><strong>İstirdat Davası Dilekçe Örneği</strong></h3>
<p><strong>….. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> XXXXXXX (Borçlu)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> XXXXXXX</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> XXXXXXX (Alacaklı)</p>
<p><strong>KONU :</strong> Davalı tarafından müvekkilden haksız olarak tahsil edilen .. TL’nin, İİK m.72 uyarınca istirdadı talebidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Davalı, müvekkil hakkında … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile … TL’lik icra takibi başlatmış, işbu takip kesinleşmiş ve takibe konu miktar müvekkilden haksız olarak tahsil edilmiştir.</p>
<p>Davalının takip dayanağı … TL’lik borç senedidir. Ancak müvekkil takip konusu bedeli .. tarihinde .. günlü makbuz ile davalı tarafa ödemiştir.</p>
<p>Bu nedenle; davalı tarafın takip konusu bedeli mükerrer olarak ikinci kez aldığı anlaşıldığından, davalı tarafça fazladan alınan ödemenin iadesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER :</strong> … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası, Borç senedi, Ödeme makbuzu, Bilirkişi incelemesi, Tanık, Yemin ve sair her türlü yasal delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER :</strong> HMK, TBK, İİK 72 ve ilgili yasal mevzuat.</p>
<p><strong>NETİCE VE TALEP :</strong> Yukarıda izah edilen nedenlerle, davamızın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı … TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>XXXXXXX</strong></p>
<p><strong><em>İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.</em></strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com/istirdat-davasi/">İstirdat Davası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.calinokcuhukuk.com">Calın &amp; Okçu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.calinokcuhukuk.com/istirdat-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
