Dilekçelerİçeriklerimiz

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

“Bilirkişi İncelemesi”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasıdır.

Bilirkişi incelemesi, niteliği gereği bir hukuki delil olup mahkemece tarafların talebi üzerine yahut kendiliğinden yaptırılabilir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan konularda bilirkişiye başvurulur ve bilirkişi incelemesi ile inceleme konusu maddi vakıanın aydınlatılması amaçlanır.

Bilirkişi incelemesi takdiri delil olmakla birlikte; niteliği gereği özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde gündeme geldiğinden özellikle kıymet takdirinin yapılması, emsal kira ücretinin tespit edilmesi, taşınmaz piyasa değerinin tespit edilmesi, tıbbi hata iddiasının tespit edilmesi gibi durumlarda sıklıkla başvurulan ve başvurulması gereken bir yöntemdir. Örnek verilen hukuki uyuşmazlık konuları, özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, bilirkişi raporunun düzenlenmemesi hukuki uyuşmazlığın çözümü bakımından eksiklik meydana getirecek ve davanın esası bakımından da hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Bilirkişi raporu, hukuki uyuşmazlıkların çözümü için hayli önem teşkil ettiğinden aleyhe bilirkişi raporlarına itiraz edilmelidir. Aleyhe düzenlenen bilirkişi raporlarına itiraz edilmemesi hak kaybı yaratabilmektedir. Bu nedenle süreç takibi için alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz. Konu hakkında bilgi almak için info@www.calinokcuhukuk.com mail adresi veya 0530 239 80 89 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

Bilirkişi Kimdir?

Bilirkişi; mahkemece çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden oy ve görüşünün alınmasına karar verilen kişidir.

Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

Bilirkişi, Türk Ceza Kanunu anlamında “kamu görevlisi”dir.

Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye bırakamaz.

Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bu kapsamda; bilirkişinin, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususların dışında açıklama yapamayacağı; hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağı da hüküm altına alınmıştır.

Bilirkişi Raporunun Bağlayıcılığı

Bilirkişi raporu; kesin delil niteliğinde olmayıp takdiri delil niteliğindedir. Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bilirkişi raporu hakim için bağlayıcı olmayıp tüm delillerle birlikte serbestçe takdir edilecektir.

Maddi vakıanın aydınlatılması için bilirkişi raporu yeterli görülmediğinde bilirkişiden ek rapor alınması istenebilecektir. Ancak hakim yönünden bilirkişi ek raporu da bağlayıcı olmayıp takdiri delil niteliğini koruyacaktır.

Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Bilirkişi raporuna itiraz; yargılamanın yapıldığı mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır. Mahkemenin başka bir il veya ilçede olması durumunda ise, dilekçe yargılamanın yapıldığı mahkemeye hitaben yazılır ve dilekçeyi verecek olan tarafın bulunduğu il veya ilçedeki görevli nöbeti mahkeme aracılığı ile yargılamanın yapıldığı mahkemeye gönderilir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi

Bilirkişinin, raporunu mahkemeye teslim etmesi ile birlikte birer örneği taraflara tebliğ edilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesine göre; taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir ve bilirkişi raporuna itiraz edebilirler.

Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmemesi Durumu

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ tarihinden itibaren, taraflarca bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz edilmediği takdirde taraflar bilirkişi raporuna itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılır. Nitekim tarafların bilirkişi raporuna itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı, mahkemece bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilirken de ihtar edilir.

İki haftalık süre; kesin süre olup hak düşürücü süre niteliği taşıdığından taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi durumunda, bilirkişi raporuna itiraz etmeyen tarafça raporun kabulü anlamına gelecektir. Aleyhe sunulan rapora gerekçeli ve süresinde itiraz etmemiş olmanın sonucu, aleyhe raporun kabulü anlamına geleceğinden ve hak kaybı yaratabileceğinden; bu gibi durumlarda alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.

Bilirkişi Raporuna Kaç Kez İtiraz Edilebilir?

Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren yasal süresi içinde bilirkişi raporuna ancak bir kez itiraz edebilirler.

Bilirkişi raporuna itiraz üzerine veya mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülmediğinden bilirkişiden ek rapor hazırlanması talep edilebileceğinden; mahkemeye sunulan bilirkişi ek raporuna da aynı şekilde iki haftalık süre içinde bir kez itiraz edilebilecektir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Bilirkişi raporu; çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde maddi vakıanın aydınlatılması ve çözümü için alınacağından ve alınan rapor davanın akıbeti açısından takdiri delil niteliğinde olmakla birlikte önem arz eden ve mahkemelerce sıklıkla başvurulan bir yöntem olduğundan itirazın gerekçeli, açık, anlaşılır olması gerekmekte olup alanında uzman avukat kadromuzdan, profesyonel hukuki dava ve danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ederiz.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

……….MAHKEMESİ’NE

İTİRAZ EDEN
DAVALI : XXXXXXX

VEKİLİ : XXXXXXX

DAVACI : XXXXXXX

VEKİLİ : XXXXXXX

KONU :…….. tarihli ve …… imzalı Bilirkişi Raporu’na (“Rapor”) karşı itirazlarımızın süresi içerisinde sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Sayın Mahkemenize sunulan, Rapor’un tarafımıza tebliğ edilmesiyle süresi içerisinde itirazlarımızı sunma zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;

Hiçbir değerlendirme yapılmadan, Sayın Mahkemeniz dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelenmeden, objektif bir değerlendirme içermeden rapor tanzim edilmiştir.

Ayrıca Rapor, bilirkişi raporu niteliklerine haiz değildir. Rapor, hiçbir değerlendirme içermediği gibi, sırf bu yönü ile de mevzuata uygun olmayıp, hükme esas alınamaz.

Rapor, eksik inceleme ile bilimsellikten uzak bir şekilde tanzim edilmiştir. Raporda, “………” şeklinde belirtilmiş olup, bu cümleden bilirkişinin, dosya kapsamını ve belgeleri incelemeden rapor tanzim ettiği anlaşılmaktadır. Çünkü, dosya ve belgeler incelendiğinde görülecektir ki, ……….. olduğu açıktır.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, eksik ve hatalı inceleme ile tanzim edilen bu Rapor’un kabulü ve hükme esas alınabilmesi mümkün olmadığı gibi, rapor dava konusu olayı açıklamaya yeterli olmadığından, dava konusu ………’nın değerlendirilmesi ve ………. için yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep ederiz.

NETİCE VE TALEP : İzah edilen bu nedenlerle, hükme elverişli olmayan Rapor’a itirazlarımızı sunarak, hükme ve denetime elverişli, itirazlarımı karşılar nitelikte olan yeni bir rapor tanzimi için dosyanın …… unvanlı, …… uzmanı olan yeni bir heyete tevdi edilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.

DAVALI VEKİLİ
XXXXXXX

İşbu dilekçe örnek olarak hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına uzman avukat kadromuzdan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.

Calın&Okçu Hukuk

Calın & Okçu Hukuk Bürosu olarak, her biri alanında uzman avukat kadromuzla yerli ve yabancı müvekkillere profesyonel hukuk ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Müvekkillerle güven ilişkisi içerisinde, çözüm odaklı olarak hizmet vermeyi temel prensip edinerek gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hukuki süreçlerin her aşamasını özen ve titizlikle yürütmekteyiz.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Çok bilgilendirici oldu, aradığımda da gösterdiğiniz ilgi ve alaka için yeniden teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!